Bir neşe bırak ki susturulmasın sazım
İzzet-i ikramın da gönlüm ağlamasın
Sen gül ile harmanlanmış kainatımsın
Kırıldıkça güneş, gecemsin, ayanımsın
İndi perdeler, gün geçmekte
Yâr diyâr yolun da ağyar, düşlerim pişmekte
Nokta ben olsaydı dudağında ki o gamzede
Hakikatı bırakırdım meskensizliğin defterine
Laleler sümbüle hayr/eder
Ahenginden kopan fidanlar çaresiz
Elimde yudum yudum havalanan su
Merakım güldür, sualim anılmasın
Dün geçti , günler hep kapımda
Eşik üzerin de haberin yok, musalladır yatmakta
İmdatlar her çığlıkta içimi yakmakta
Gün geçti, dün yine yaran ile acımakta
Kukla şiirlerim
kısa ve ters cevaplar köşesinde ..insanlara ne alem borcum ne düzgün bir kurgum var ...
Vâkit, ol tez elden duman,,,
İbreti âlem için kalem yetmez, vursun ferman,,,,
Alevler, kısrak tokmağın da koştura gelsin,,,
Aciz değil bu ümmet her düşün de huzura ersin,,
Zenginlik göz boyası olup akıyor, dünyada,
Ey İnsan ! sanarsın fanidir, hep bu ayna,,
Göç vâktin de yakarmak kurtarır mı ? imanını,,
Aktıkça sözümden yaş, sabır taşı meraklanır mı ?
Kaskatı vâkit için de helâk olmaya mı kavuşsam ..
Kurtuluşta dem olsun, oluklanmış bıçaksa boynumda urgan..........
Şükür elbet kâfi olmalı yanında da çift kelâm
Eliniz de tırpan olsun, kömürden yontulmuş bir de mısram,,
Gönüller pişirin , od ile kaynasın iman
Kara kalem mi kaşlar, yoksa bergüzar mı verelim,,
Gelin huzur için de gökyüzüne semâh edelim......
Özcan Üstünboyar :)
Ölüyoruz işte ! insanlık hali,
Baharın kışlasın da yerlerde bitiyoruz,
Ezilmiş izlerimiz saf tutulu
Ölüyoruz, korkaklıktan kurtulmaktan ötürü
ÖzcAnn
Can halim pür ü perişan ondan beri
Yansımalarda görünür ancak perçemli cemi
Yaprağın secdesi toprağa düşmektir, ebedi
Benim gönlüm mevlaya düştü, ondan beri/Ondan beri
Nağmeleri tok saydım yardan beri
Kaskatı kesildim gökde ki nurdan beri
Ellerim sukûta erdi, candan geri
Maşuk kaçtıkça, aşık söz dinletmeli
Özcan Üstünboyar
Hâk, haktan dilediğim
Bâki kaldı, mühürlendiğim,
Irak bir güzargâhtı, girizgâh ettiğim
Efkâr zümresinde dertlenirim,
Haki giyili gözlerim dalar,
Gözyaşı gönlün katresiyle coşar,
Bülbül ile feryat deniz de salınır,
Od yan ki, yanan çehrem ağular
Yoğrulur umman da yüreğim,
Perçemini indirirsin, görünmezsin,
Hâktır, haktan dilediğim,
Bilmezsin bülbül göçmüştür, dertlenirim
Özcan Üstünboyar
Süzülür insaf uykusundan ,
Bahçeler de ekili duran mahremim,
Telvesi dibinde olur, nefsimin,
Ağır bir hava aldı, şimdi gece mi,,
Demin koynun da pişirildim de,
Makamın, güftenin, yad ellerin,
Erdim yeşillenen koyu bir sözle,
Bir kere gördüm, geceler de mi
Özcan Üstünboyar
Heybene doldurduğun bu fâni
Rızkını almaya kalkışan ne âlim ne de zâlim
Üşüten gözlerinde aciz de olsa
Kafi derece de makber'i hazırlanan, elemim
Ne dillendirir, ne dinlenir
Çatısından geçen rüzgara
Yanan dalın soğuğuna
Lâl olsa kurusa, su olmaz yangına
Click here to claim your Sponsored Listing.
