24/04/2026
CTP Kadın Örgütü’nden Girne’de dayanışmayı büyüten adım
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü Girne İlçesi, UBP–DP–YDP hükümetinin yarattığı ekonomik ve sosyal tablonun en ağır etkilerini yaşayan kadınlar ve çocuklarla dayanışmayı güçlendirmek amacıyla ikinci el eşya standları kurmayı sürdürüyor.
Bu kapsamda ikinci el eşya standı, 26 Nisan 2026 Pazar günü Girne Açık Pazar’da kurulacak. Saat 09.00 ile 17.00 arasında gerçekleşecek etkinlikten elde edilecek gelir, özellikle dar gelirli kadınların ve çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılacak.
“Kadın dayanışmasıyla birbirimize destek oluyoruz”
CTP Kadın Örgütü Girne İlçe Başkanı Bengül Envergil, yaptığı açıklamada kadınların zor ekonomik koşullar altında dayanışmayla ayakta kalmaya çalıştığını belirtti. Envergil, “Elde edilen gelirle bölgemizdeki ihtiyaç sahibi kadınların ve ailelerin yaşamını bir nebze olsun kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Kadın dayanışmasıyla birbirimize destek oluyoruz” ifadelerini kullandı. Tüm kadınlara ve duyarlı yurttaşlara dayanışmayı büyütme çağrısı yapan Envergil, ikinci el eşya bağışıyla katkı sağlayan herkese teşekkür etti.
22/04/2026
Doğa talanı politiktir; susmak ise suç ortaklığıdır
“Kantara’da yaşanan talan ilk değil, Ülke sevgisinden yoksun “Hükümetçilik” oynayan zihniyetin tam bir yansımasıdır. Haftalarca izinsiz olarak bir şirketin kullanımına verilen Kantara Tepeleri oyuldu ve Turizm Çevre Bakanlığı ve ona bağlı Daire müdürleri tarafından bu kıyıma göz yumuldu hatta izin verildi denetimi yapılmadı. 40 kamyon ile başlayan talanın nerelere vardığı kimse tarafından bilinmiyor. Toplumsal baskı ile geri çekilen firmanın ardından sadece tek bir soru sorulabiliyor;
Verilen zararın hesabı sorulacak mı?
Kantara’da yaşananlar ne ilktir ne de münferit.
Bugün aynı tabloyu Yılmazköy’de, Taşkent’te, Beşparmak Dağları’nın tamamında görüyoruz. Taş ocaklarına verilen izinler ve bu izinlerin etkin şekilde denetlenmemesi sonucunda dağlarımız parça parça yok edilmekte, kuzeyin silueti geri dönülmez şekilde tahrip edilmektedir.
Orman arazileri peşkeş çekilirken, yatırım ve gelişim alanları olarak büyük semaye patronlarının kullanımına sunulurken, dağlar oyuluyor, sahiller taşan kanalizasyonlarla kirletiliyor, Özel Çevre Koruma Bölgelerinin sınırlandırılarak yapılaşmanın önü açılmaya çalışılıyor ve en önemlisi imar planları raflarda bekletilmeye devam ediyor veya çeşitli uygulamalar ile devre dışı bırakılmaya devam ediliyor. Bu ülke plansızlığın ve denetimsizliğin sonucu olarak adım adım çökertilmektedir.
Turizm ve Çevre Bakanlığı’na bağlı Çevre Dairesi’nin görevi; çevreyi korumak, denetlemek ve kamu yararını gözetmektir. Ancak yaşananlar göstermektedir ki bu görevler ya yerine getirilmemekte ve dahası bu durumun ortağı olduğu gerçeğidir.
Bu sessizlik bir tercihtir.
Bu tercih, doğa talanının sürmesine hizmet etmektedir.
5 Haziran Dünya Çevre Günü yaklaşırken açıkça ifade ediyoruz:
Çevre gününde verilen demeçlerle, göstermelik doğa sevgisi ile bu ülkenin doğası korunamaz. Doğa, ancak gerçek politikalarla, etkin denetimle ve kamusal sorumlulukla korunur.
Bugün Kantara’da oyulan her kaya, taşınan her parça; çocuklarımızın geleceğinden çalınmaktadır.
CTP Kadın Örgütü olarak altını çiziyoruz:
Bu talan yapanın yanına kalmayacaktır.
Doğayı yok eden, yasaları ihlal eden ve görevini yerine getirmeyen herkes; halkın vicdanı ve hukuk önünde hesap vermek zorundadır.
Biz kadınlar, yaşamı savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü bu yalnızca bir çevre meselesi değil, bir gelecek meselesidir.
03/04/2026
CTP Kadın Örgütü Güzelyurt İlçesi Yaşlıları Unutmadı
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü Güzelyurt İlçesi, Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Güneşköy’de yaşayan yaşlı vatandaşları ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette yaklaşık 50 yaşlıya zeytinyağlı sabun hediye edilerek moral verildi.
Ziyarete, CTP Kadın Örgütü Güzelyurt İlçe Başkanı Nesrin Kısaoğlu ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra Ocak Örgütü Başkanı Gürcan Kızıler ile Meclis üyeleri Hasan Altınmakas ve Veleddin Taşkent de katıldı.
Heyet, Ziyaret edilen yaşlıların büyük bir kısmının sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği ve üçüncü ülkelerden gelen bakıcılarla yaşamlarını sürdürdüğü gözlemlendi. Bunun yanı sıra, kendi bakımını üstlenen ya da kızları ve torunlarının desteğiyle hayatını devam ettiren yaşlıların da bulunduğu belirtildi.
Öte yandan, bölgede yeterli sayıda devlet destekli yaşlı bakım evi bulunmaması, yaşlı bireylerin büyük ölçüde evde bakımına mecbur kalmasına neden oluyor. Bu durum, hem yaşlıların hem de ailelerinin üzerindeki yükü artırırken, bakım hizmetlerinin çoğunlukla bireysel imkanlarla sağlanmasına yol açıyor.
01/04/2026
Tüp Bebek Merkezlerinde Denetimsizlik Son Bulmalıdır!
Ülkemizde faaliyet gösteren tüp bebek (IVF) merkezlerinin denetimsizliği, toplum sağlığını ve insan haklarını tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmiştir. Dün BBC’ye yansıyan, yanlış s***m ve yumurtadan doğan 7 bebek haberi, sorunun geldiği nihai durumu tedirginlik verici biçimde gözler önüne sermektedir. Bu denetimsizlik, yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmaya değil, aynı zamanda toplumsal güvenin zedelenmesine ve ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin de sorgulanmasına yol açmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, IVF merkezlerinin denetimsizliği, yumurtalarını bağışlayan genç kadınların bedensel ve ekonomik hakları açısından ciddi istismar şüpheleri üretirken, s***m donörleri ile ilgili bilgilerin doğruluğu da zaman zaman belirsiz kalmaktadır. Şüpheli uygulamalar sadece donörler açısından değil, cinsiyet seçimi yapan aileler üzerinden de sorgulanmaktadır. Bazı merkezlerde cinsiyet seçimi yapıldığı ve kız bebeklerin aldırıldığı iddiaları hem toplumsal açıdan hem de sağlık açısından ciddi sıkıntılardır. Mağduriyetlerin önlenmesi için denetim mekanizmalarının kurulması, etik kuralların uygulanması ve eksik mevzuatın tamamlanması gerekmektedir. Ancak görüyoruz ki, göreve atandıkları günden beridir sağlık sisteminin çökmesine neden olan UBP-DP-YDP hükümeti, her konuda olduğu gibi bu konuda da ülkenin itibarını ayaklar altına almıştır. Ailelilerin ve çocukların geleceğini tehlikeye atan bu tip şüpheli uygulamalar konusunda Sağlık Bakanlığı, derhal açıklama yapmalıdır. UBP-DP-YDP hükümeti bir an önce istifa etmeli ve toplum önünü açmalıdır.
CTP Kadın Örgütü Başkanı
Doğuş Derya
25/03/2026
CTP Kadın Örgütü’nden Güzelyurt’ta ŞÖDAM Tanıtımı
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü Güzelyurt İlçesi, CTP’li belediyeler tarafından hayata geçirilen Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezleri (ŞÖDAM) hakkında bilgilendirme çalışmalarını sürdürüyor. Örgüt, merkezlerin işlevini ve başvuru yollarını anlatan broşürleri ilçede dağıtarak tüm halkın bu hizmetlerden haberdar olmasını sağladı.
Broşürlerde, her belediyede hizmet veren ŞÖDAM’ların başvuru telefonları yer alıyor. Şiddete maruz kalan veya kalma ihtimali olan ve danışmanlık ihtiyacı olan bireylerin başvurabileceği ŞÖDAM’lar sadece kriz anlarında değil, önleyici ve destekleyici hizmetlerle de toplumda önemli bir rol üstleniyor. CTP Kadın Örgütü Güzelyurt İlçe Başkanı Nesrin Kısaoğlu, bu çalışmanın amacının kadınların yalnız olmadığını göstermek ve şiddetle mücadelede dayanışmayı güçlendirmek olduğunu vurguladı.
15/03/2026
Merak edenler için ŞÖDAM nedir? Ve şiddet durumunda ulaşabileceğiniz telefon numaraları 👇
14/03/2026
CTP Kadın Örgütü ve CTP’li belediyelerin hayata geçirdiği, ŞÖDAM’ın lansmanı yapıldı
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü ve CTP'li Belediye Başkanlarının iş birliği ile hayata geçirilen ŞÖDAM (Şiddetli Önleme ve Danışma Merkezi) Lansmanı Paradise Park 'ta “Yerel Eşitlik, Güvenli Yaşam, Güçlü Destek” sloganıyla yapıldı. CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Genel Sekreter Mehmet Kale Kişi, belediye başkanları ve çok fazla basın mensubunun katıldığı lansmanda, eşitlik ve dayanışma vurgusu yapıldı. Tanıtım filmi gösterimi ile başlayan lansman, CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya’nın sunumu ile devam etti. CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin konuşması ardından basın mensuplarının sorularına yanıt verilmesiyle tamamlandı.
Derya: ŞÖDAM önemli dönüm noktalarından biri
CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, Şiddeti Önleme ve Danışma Merkezi hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Derya, sunumda, Şiddetli Önleme ve Danışma Merkezi (ŞÖDAM)’ni hayata geçirebilmek için uzun ve zor bir yoldan geçildiğini ifade ederek yürürlüğe girmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti ve gururu dile getirdi. Şiddetle ilgili konuların kişisel değil siyasi ve ekonomik koşullar üzerinden şekillendiğini vurgulayan Derya, “Şiddeti yaratan unsur, sınıfsal ve cinsiyetler arası eşitsizliklerdir” dedi. Sunumunda, geniş kapsamlı istatistiklere yer veren Derya, sektörel cinsiyetçilik, emek ve istihdam politikalarındaki adaletsizlikler ile şiddet verileri arasındaki sosyolojik ve ekonomik bağları gösterdi. Kadın yoksullaşmasının ekonomik krizle birlikte derinleştiğini verilerle anlatan Doğuş Derya, “Eşitsizliğe karşı koruyucu ve önleyici yaklaşımlara olan ihtiyacın bilinciyle yürüdük” şeklinde konuşarak eşitlik sağlayıcı politikaların yürürlüğe girmesinin önemini vurguladı. Kadınların emeğinin her zaman görünmeyen emek olduğunu ve ekonomik değerinin göz önünde bulundurulmadığına da dikkat çeken Derya, TOCED verilerini detaylı bir şekilde paylaştı. Sunumunun devamında ŞÖDAM işleyişinden, personelin görevlerinden ve kimlerin başvurabileceğinden bahseden Doğuş Derya, ŞÖDAM’ın; şiddetin önlenmesi için koruyucu ve önleyici programlar geliştirip uygulayacağını, şiddet kültürüne karşı eğitim ve ekonomik güçlendirme çalışmaları düzenleyeceğini, şiddet gören veya şiddet riski altındaki kadınların korunması için destek sağlayacağını, yasal, psikolojik ve sağlık desteklerine erişime yardımcı olacağını, başvuru sahibinin ihtiyaç duyduğu kurumlara ulaşmasını sağlayacağını ifade etti. “ŞÖDAM insan ve kadın hakları açısından önemli dönüm noktalarından biri” diyen Derya, tüm belediyelerle iş birliğine açık olduklarını da vurguladı. Derya, merkeze, psikolojik, fiziksel, ekonomik, dijital veya cinsel şiddete maruz kalan, şiddet riski altında olduğunu düşünen, madde bağımlılığı, öfke kontrolü gibi konularda destek isteyen, hukuki, ekonomik ve sağlık hakları konusunda bilgi veya destek isteyen, polis, sosyal hizmetler, TOCED, sığınma evi, iş bulma kurumu ve hastane gibi kurumlara erişimi kısıtlı olanların başvurabileceğini söyledi.
İncirli: ŞÖDAM ile binlerce kadına umut ve güven veriyoruz
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli lansmanda yaptığı konuşmasında kadınların sadece cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğradığına dikkat çekerek “Ayrımcılığın en uç noktası şiddettir. Kadın cinayetleri de bunun bir parçasıdır. Şiddettin temelinde ise eşitsizliğin yattığını çok iyi biliyoruz ve mücadelemiz bu eşitsizliği ortadan kaldırmak içindir. Bu mücadeleyi hem sosyal hem ekonomik hem de siyasi alanda yürütüyoruz” dedi.
Kadınların kurumsal şekilde korunduğu ya da desteklendiği bir uygulamanın olmadığını fakat CTP Kadın Örgütü ile CTP’li belediyelerin bu eksikliği tamamlayarak çok önemli bir hizmet ortaya koyduğunu ifade eden İncirli, duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İncirli, konuşmasının devamında ŞÖDAM’ın önemine ve değerine işaret ederek “Binlerce kadının gözü, kulağı bu işte olacak. Hep birlikte bu insanlara çok büyük bir umut ve güven vermiş olacağız. Kadınlar artık ŞÖDAM sayesinde kendilerini daha güvende hissedecekler” dedi. CTP iktidarında toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan politikaların hayata geçirileceğinin sözünü veren Sıla Usar, “CTP iktidarında toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonumuzla birlikte bütün politikalarımızın şekillenmesi için büyük çaba harcayacağız” şeklinde konuştu.