Toplumcu Demokrasi Partisi

Toplumcu Demokrasi Partisi

Share

TDP, evrensel Sosyal Demokrasi ilkelerini temel alan bir siyasi partidir.

TDP, Sosyal Demokrasi ilkelerini temel alan, insan haklarına dayalı sosyal hukuk devletini savunan, özgürlükçü, barışçı, toplumcu, katılımcı ve çağdaş; 'demokrasi ve sosyal adalet düşüncesini' tüm unsurlarıyla yaşam biçimine dönüştürmeyi hedefler. TDP, Kıbrıs Türk toplumunun, Kıbrıs Rum toplumu ile siyasal eşitlik temelinde kurulacak, iki toplumlu, iki bölgeli, Federal, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti

05/06/2026

Kıbrıslı Türkler bir kuşatılmışlık ve çaresizlik içinde, kapana kısılmış gibi hissediyorlar.

Hayat pahalı. Genç işsizlik oranı çok yüksek.

Hayata atılacak olan gençler için, yeni evlenenler için, aile desteği olmaksızın yeni bir hayat kurmak imkansız.

Hastaneler kalabalık, özel sağlık pahalı. Okul yaşına gelen çocuğu olanlar için seçenekler kabus senaryolarını aratmıyor.

Hükümetin her aldığı karar kaos ve direniş yaratıyor.

05/06/2026

Zeki Çeler: Geçmişin ayrılıkları bitti, şimdi kazanma zamanı

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, partide geleneksel yapı ile genç kadroların güçlü bir uyum yakaladığını belirterek, TDP’de uzun süredir yürütülen birleşme ve bütünleşme sürecinin tamamlandığını söyledi. Çeler, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başlayan TDP-CTP yakınlaşmasının ise yerel ve genel seçimlerde daha ileri bir noktaya taşınacağını ifade etti.

Başkan Çeler, Haber Kıbrıs’ta Levent Kutay ve Bahadır Ayna’nın hazırlayıp sunduğu programa katılarak hem parti içindeki dönüşümü hem de seçimlere yönelik hazırlıkları değerlendirdi.

Partiyle ilgili zaman zaman spekülasyon yaratılmaya çalışıldığını belirten Çeler, buna rağmen tabanın ciddi şekilde kenetlendiğini ve partide güçlü bir birlik havası oluştuğunu söyledi.

TDP’nin geçmişten gelen köklü yapısını genç ve yenilikçi kadrolarla buluşturduğunu ifade eden Çeler, partideki deneyimli isimlerin genç ekibe ciddi destek verdiğini belirtti.

Parti içerisinde alınan kararların istişareyle şekillendiğini kaydeden Çeler, yeni dönemde yürütülen çalışmaların da örgüt tarafından sahiplenildiğini söyledi.

“Partiyle bütünleşmiş durumdayız” diyen Çeler, son kurultay sonrasında ortaya çıkan tablonun bunu açık şekilde gösterdiğini belirterek, “Artık ‘Zeki Çeler’in partisi’ değil, TDP’nin başkanı Zeki Çeler’dir noktasına gelinmiştir” ifadelerini kullandı.

Çeler, geçmişte ayrı siyasi yapılarda bulunan TDP ile TKP geleneğinin bugün yalnızca örgütsel olarak değil, zihinsel olarak da birleştiğini söyledi.

Son kurultayla birlikte bu sürecin tamamlandığını belirten Çeler, geçmişte yaşanan ayrılığın birçok kişi tarafından bir hata olarak görüldüğünü ifade ederek, “Bugün sosyal demokrat gelenek yeniden aynı çatı altında buluşmuştur” dedi.

TDP’nin toplama bir parti olmadığını vurgulayan Çeler, partinin 50 yıllık sosyal demokrat geleneğin temsilcisi olduğunu söyledi.

“Toplum, TDP ile CTP’nin birlikte hareket etmesine olumlu bakıyor”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde TDP ile CTP arasında başlayan yakınlaşmaya da değinen Çeler, geçmişte iki partinin birbirini rakip görerek siyaset yaptığını ancak bugün ülkenin ihtiyaçlarının farklı bir noktaya geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde TDP olarak fedakarlık yaptıklarını ifade eden Çeler, bu kararın tabanda çeşitli çekinceler yaratmasına rağmen ülkenin geleceğini öncelediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın o dönemde değişimi sağlayabilecek en güçlü aday olduğuna inandıklarını söyleyen Çeler, bu nedenle destek kararı aldıklarını kaydetti.

Bu yaklaşımın toplumda karşılık bulduğunu ifade eden Çeler, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaya çıkan birliktelik ruhunun bugün daha da güçlendiğini söyledi.

CTP ile yapılan son görüşmelerde de bu sürecin değerlendirildiğini belirten Çeler, toplumun iki parti arasındaki iş birliğine olumlu yaklaştığını ve bunun devam ettirilmesi gerektiği yönünde güçlü bir kanaat oluştuğunu ifade etti.

Genel seçimlerde her iki partinin de kendi kimliği ve kendi aday listeleriyle seçime gireceğini vurgulayan Çeler, herhangi bir ortak liste formülünün gündemde olmadığını söyledi.

Ancak seçim sonrasında ortaya çıkabilecek bir koalisyon denkleminde ilk tercihlerinin birbirleri olacağını belirten Çeler, ekonomi, sağlık, eğitim, çevre ve sosyal politikalar konusunda ortak bir yönetim anlayışı oluşturabileceklerini kaydetti.

Yerel seçimlerde ise sosyal demokrat belediyeciliğin güçlendirilmesi amacıyla ortak hareket etme seçeneklerinin değerlendirildiğini belirten Çeler, mevcut belediyelerin korunması ve yeni belediyelerin kazanılması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Lefkoşa Türk Belediyesi konusunda TDP’nin adayının Mehmet Harmancı olduğunu ifade eden Çeler, iki parti arasında bu konuda prensip mutabakatı bulunduğunu da sözlerine ekledi.

“Anketlerde üçüncü parti konumundayız”

TDP’nin seçim hazırlıklarını tamamladığını da açıklayan Çeler, ekonomi, sağlık, eğitim, çevre, tarım, hayvancılık, ticaret ve gençlik politikalarına ilişkin çalışmaların büyük ölçüde sonuçlandığını söyledi.

Seçim manifestosunun hazır olduğunu belirten Çeler, şu anda bu çalışmaları toplumun daha kolay anlayabileceği bir dile dönüştürdüklerini ifade etti.

Gençlerin ülkeden göç etmek zorunda kalmadığı, yatırım yapabildiği ve geleceğini burada kurabildiği bir düzen oluşturmak için çalıştıklarını belirten Çeler, ulusal sermayenin güçlendirilmesine yönelik politikaların da hazırlıklar arasında yer aldığını söyledi.

Partinin yaptırdığı anketlere göre TDP’nin üçüncü parti konumunda bulunduğunu ifade eden Çeler, birinci sırada CTP’nin, ikinci sırada ise UBP’nin yer aldığını kaydetti.

Üçüncülük için ciddi bir yarış yaşandığını belirten Çeler, seçim sonucunda oluşacak tabloda TDP’nin belirleyici bir konumda olabileceğini söyledi.

Mevcut UBP ile hükümet kurmanın doğru olmayacağını da ifade eden Çeler, bugün ülkenin içinde bulunduğu durumun sorumluluğunun mevcut hükümette olduğunu savundu.

Hayat pahalılığı ve kamu maliyesiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Çeler, herhangi bir fedakarlık istenecekse bunun önce en üst kademelerden başlaması gerektiğini söyledi.

Dörtlü koalisyon döneminde bunu yaptıklarını hatırlatan Çeler, önce kamudaki ayrıcalıkların azaltılması, gelir artırıcı önlemlerin alınması ve hayatı ucuzlatacak politikaların uygulanması gerektiğini belirtti.

Türkiye ile ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Çeler, Kıbrıslı Türklerin kendi kimliğini ve toplumsal özelliklerini koruyarak Türkiye ile sağlıklı ilişkiler kurabileceğini söyledi.

İlişkilerin karşılıklı saygı, samimiyet ve diplomasi temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Çeler, bağırarak, ötekileştirerek ve kavga ederek sonuç alınamayacağını kaydetti.

05/06/2026

Yasemin Çobanoğlu: İklim krizine karşı harekete geçmek artık bir tercih değil, zorunluluktur

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Çevre ve İklim Krizi Politikaları Sekreteri Yasemin Çobanoğlu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil bugünün sorunu olduğunu belirterek, çevre politikalarının ertelenemez bir noktaya geldiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında düzenlenen Stockholm Konferansı sonrasında 5 Haziran’ın Dünya Çevre Günü olarak ilan edildiğini anımsatan Çobanoğlu, bu yılın temasının iklim değişikliği olduğunu kaydetti.

Dünyanın yükselen deniz seviyeleri, şiddetli orman yangınları, sıcak hava dalgaları ve eriyen buzullarla insanlığa açık uyarılar verdiğini ifade eden Çobanoğlu, uzmanların uzun yıllardır kritik eşik olarak işaret ettiği 1,5 derece sıcaklık artışının aşılmaya başlandığına dikkat çekti.

Kuzey Kıbrıs’ın da iklim değişikliğinin etkilerini her geçen gün daha yoğun yaşadığını belirten Çobanoğlu, son yıllarda artan sıcak hava dalgaları, ani sel baskınları, kuraklık, orman yangınları, aşırı toz taşınımı, hortumlar, su kıtlığı ve enerji altyapısında yaşanan yetersizliklerin iklim krizinin somut sonuçları olduğunu söyledi.

İklim değişikliğinin inkar edilemeyecek bir gerçek olduğunu vurgulayan Çobanoğlu, gerekli önlemlerin alınmaması halinde iklim değişikliğinin çok daha ağır sonuçlar doğuracağını kaydetti.

Çobanoğlu, iklim kriziyle mücadelede atılması gereken adımları ise şöyle sıraladı:

* Karbon emisyonlarının azaltılması,
* Enerji güvenliğinin artırılması,
* Sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı destekleyen politikaların hayata geçirilmesi,
* Su kaynaklarının korunması ve etkin yönetimi,
* Entegre atık yönetim sisteminin oluşturulması ve uygulanması,
* Doğal yaşam alanlarının ve Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nin etkin şekilde korunması ve denetlenmesi,
* Çevre mevzuatının geliştirilmesi ve etkin uygulanması,
* Hava kalitesinin iyileştirilmesi,
* Kimyasallar ve genetiği değiştirilmiş organizmaların kullanımının etkin şekilde yönetilmesi,
* Endüstriyel kirliliğin kontrol altına alınması,
* Çevre bilgi yönetim sistemlerinin oluşturulması,
* İklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik kurumsal yapının güçlendirilmesi.

Kuzey Kıbrıs’ın güneş enerjisi potansiyelinin önemli bir avantaj olduğuna dikkat çeken Çobanoğlu, enerji politikalarının fosil yakıt bağımlılığını artıracak şekilde değil, yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik edecek biçimde planlanması gerektiğini söyledi.

Türkiye’den bağlanması planlanan enterkonnekte sisteme rağmen yeni enerji politikalarının enerji verimliliği temelinde şekillendirilmesi gerektiğini belirten Çobanoğlu, güneş ve rüzgâr enerjisinin teşvik edilmesinin önemine vurgu yaptı.

Şehirlerin iklim değişikliğine daha dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini de ifade eden Çobanoğlu, yeni drenaj sistemleri, yeşil alan planlamaları ve iklime dayanıklı bina ve kent tasarımlarının hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Ülkesel Fiziki Plan çerçevesinde hazırlanacak imar planlarının stratejik çevresel değerlendirme süreçleriyle tamamlanmasının önemine işaret eden Çobanoğlu, çevresel risklerin azaltılması ve doğal alanların korunmasının ancak bilimsel planlama ile mümkün olacağını belirtti.

Çevrenin korunması ile ekonomik ve sosyal kalkınmanın birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Çobanoğlu, ada ülkesi olmanın getirdiği sorumluluklara dikkat çekerek doğal ve kültürel mirasın korunmasının sürdürülebilir kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

Çobanoğlu, çevre ve halk sağlığının etkin şekilde korunabilmesi için tüm kurumların ortak sorumluluk üstlendiği güçlü bir yönetim modeline ihtiyaç bulunduğunu belirterek, Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığı kurulmasının önemine vurgu yaptı.

Dünya Çevre Günü’nün yalnızca farkındalık yaratılan bir gün olmadığını kaydeden Çobanoğlu, iklim krizine karşı somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, “İklim krizine karşı harekete geçmek artık bir tercih değil, zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

04/06/2026

Ekinci: Bu ülkenin yeni bir ekonomik modele ihtiyacı var

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Kıbrıs TV’de Seher Akbağ’ın hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak ekonomi, dijital dönüşüm, gençlik politikaları ve yaklaşan seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ülkenin mevcut yapısal sorunlarının günü kurtarmaya yönelik adımlarla çözülemeyeceğini ifade eden Ekinci, Kuzey Kıbrıs’ın yeni bir ekonomik modele ihtiyaç duyduğunu söyledi. Mevcut sistem üzerinde yapılacak küçük düzenlemelerin yeterli olmayacağını belirten Ekinci, toplumu uzun vadeli ve sürdürülebilir bir dönüşüme ikna edecek yeni bir vizyon ortaya konulması gerektiğini kaydetti.

“Bu enkazı devralacak hükümetin pembe tablolar çizmesi gerçekçi olmaz” diyen Ekinci, ekonomik sorunların çözümü için makro politikalar üretilmesi gerektiğini vurguladı. Toplumun karşı karşıya bulunduğu ekonomik sıkıntıların ancak güçlü bir siyasi irade ve geniş toplumsal uzlaşıyla aşılabileceğini ifade etti.

Dijital dönüşümün bu yeni ekonomik modelin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Ekinci, TDP’nin Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Bakanlığı kurulmasını savunduğunu söyledi. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojiyle ilgili bir konu olmadığını kaydeden Ekinci, ekonomiden sağlığa, eğitimden adalete kadar tüm alanlarda verimlilik ve şeffaflık sağlayacak bir dönüşümden söz ettiklerini ifade etti.

Ülkedeki en büyük eksikliklerden birinin veri yetersizliği olduğunu belirten Ekinci, nüfusunu bilmeyen bir devletin sağlıklı eğitim, sağlık, ekonomi ve altyapı politikaları üretemeyeceğini söyledi. Veri odaklı yönetim anlayışının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getiren Ekinci, doğru planlama yapılabilmesi için öncelikle güvenilir verilerin elde edilmesi gerektiğini kaydetti.

Dijitalleşmenin kamudaki hantallığı azaltacağını ve şeffaflığı artıracağını belirten Ekinci, sağlık sisteminin dijital ortama taşınması, kamu hizmetlerine çevrim içi erişim sağlanması ve trafik cezalarının dijital yöntemlerle takip edilmesi gibi uygulamaların hayatı kolaylaştıracağını ifade etti.

Gençlerin ülkenin geleceğinde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyleyen Ekinci, bilgi çağında gençlerin yalnızca siyasete katılan değil, yön veren aktörler haline gelmesi gerektiğini belirtti. Yurtdışına giden gençlerin ülkeye geri dönmesini sağlayacak politikaların hayata geçirilmesini savunduklarını ifade eden Ekinci, bu amaçla “Adaya Dönüşü Teşvik Komisyonu” kurulmasını desteklediklerini söyledi.

Kuzey Kıbrıs’ın dijital ekonomi alanında önemli fırsatlara sahip olduğunu belirten Ekinci, öncelikli amaçlarının yurtdışına göç eden Kıbrıslı Türk gençlerin adaya dönüşünü teşvik edecek bir düzen kurmak olduğunu söyledi. Gençlerin ülkelerine dönebilecekleri, nitelikli iş bulabilecekleri ve katma değerli üretim yapabilecekleri bir ekonomik model oluşturulması gerektiğini vurgulayan Ekinci, dijital ekonomi, yazılım ve oyun teknolojileri gibi alanların bu hedef doğrultusunda önemli fırsatlar sunduğunu kaydetti. Ekinci, hem Kıbrıslı Türk gençlerin geri dönüşünü sağlayacak hem de ülkede eğitim gören gençlerin mezuniyet sonrasında adada kalmasını teşvik edecek yeni politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ekonomide yaşanan sorunların temelinde plansızlık bulunduğunu ifade eden Ekinci, üretimden hayvancılığa kadar birçok alanda sağlıklı veri eksikliği nedeniyle yanlış politikalar uygulandığını savundu. Ülkede kaç kişinin yaşadığının, kaç hayvan bulunduğunun ve gerçek tüketim rakamlarının bilinmediğini belirten Ekinci, veri eksikliğinin doğrudan vatandaşın cebine yansıdığını söyledi.

Gayrimenkul sektöründe yaşanan kontrolsüz büyümeye de değinen Ekinci, devletin planlayıcı rolünü yerine getirmediğini savundu. Özellikle İskele bölgesinde yaşanan yapılaşmanın gerekli altyapı yatırımlarıyla desteklenmediğini belirten Ekinci, doğru planlama yapılması halinde elde edilen gelirlerin altyapı yatırımlarına yönlendirilebileceğini ifade etti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi ile yürütülen temaslara da değinen Ekinci, Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde başlayan iş birliği sürecinin devam ettiğini söyledi. Yerel seçimler öncesinde sosyal demokrat belediyelerin korunması ve yeni bölgelerde ortak hareket edilmesi yönünde görüşmeler yürütüldüğünü belirten Ekinci, TDP’nin temel hedeflerinden birinin Lefkoşa Türk Belediyesi’ndeki başarıyı korumak ve en az bir belediyeyi daha kazanmak olduğunu kaydetti.

2022 seçimlerinden sonra kapsamlı bir öz değerlendirme yaptıklarını ifade eden Ekinci, partinin daha geniş kesimlere ulaşan, daha dinamik ve çözüm odaklı bir yapıya kavuştuğunu söyledi. TDP’nin seçim sürecinde ekonomi, sağlık ve gençlerin ülkede kalmasını sağlayacak politikalar üzerine yoğunlaşacağını belirten Ekinci, ülkede artık seçimlerin daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

TDP Basın Bürosu

04/06/2026

Güvenlik; daha fazla korku değil, daha fazla güvendir.

Güçlü kurumlar, adalet, liyakat ve iyi yönetimle sağlanır.

Çünkü bir ülkenin en büyük güvenlik gücü, vatandaşının devletine duyduğu güvendir.

Biz Toplumcu Demokrasi Partisi olarak bunun için çalışıyoruz.

Daha adil bir ülke.

Daha güvenli bir ülke.

Daha iyi bir gelecek.

Ve İyi Gelecek, Toplumcu Demokrasi Partisi ile gelecektir.

04/06/2026

Ece Balcı: Ahsen dosyası daha fazla bekletilmeden savcılığa gönderilmeli

‘’Kadın ölümlerine ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılması gerek’’

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Mali İşler ve Kaynak Geliştirme Sekreteri Ece Balcı, Mayıs TV’de Meltem Sakin’in hazırlayıp sunduğu programa katılarak Ahsen Nur Kilitcioğlu dosyasından sağlık, ekonomi, gençlik ve sosyal politikalara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Ahsen Nur Kilitcioğlu dosyasına ilişkin konuşan Balcı, toksikoloji raporunun temiz çıktığını ancak soruşturmanın hala tamamlanmadığını belirtti. Dosyanın bir an önce savcılığa gönderilmesi gerektiğini vurgulayan Balcı, olayın ilk günlerinden itibaren alınan ifadeler ve yürütülen süreç nedeniyle kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluştuğunu söyledi.

Ailenin yaklaşık bir yıldır belirsizlik içinde bırakıldığını ifade eden Balcı, yalnızca Ahsen dosyasında değil, Güldeniz Özel dosyasında da adalet beklentisinin sürdüğünü belirterek, kadın ölümlerine ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılması gerektiğini kaydetti.

Ülkede yaşanan birçok sorunun temelinde plansızlığın bulunduğunu dile getiren Balcı, nüfusun gerçek boyutunun bilinmediğini, eğitimden istihdama kadar pek çok alanda sağlıklı planlama yapılamadığını söyledi. Artan ekonomik baskının ve sosyal adaletsizliklerin toplumdaki sorunları derinleştirdiğini belirten Balcı, özellikle gençlerin gelecek kaygısının her geçen gün büyüdüğüne dikkat çekti.

Sağlık sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Balcı, devlet hastanelerinde yaşanan yoğunluk, uzun randevu süreleri ve altyapı eksikliklerinin vatandaşları özel sağlık hizmetlerine yönelmek zorunda bıraktığını ifade etti. Sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizliklerin toplumdaki adalet duygusunu zedelediğini belirten Balcı, ilaç tedarikinde yaşanan sorunların da hükümetin yönetim zafiyetini ortaya koyduğunu savundu.

Yaşlı bakım hizmetleri konusunda kapsamlı bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğunu söyleyen Balcı, bakım evlerinin standartlarının belirlenmesi ve etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı. Evde bakım hizmetlerinin geliştirilmesinin de kaçınılmaz hale geldiğini ifade eden Balcı, önümüzdeki yıllarda yaşlılık yoksulluğunun önemli bir sosyal sorun olarak ortaya çıkacağını kaydetti.

Özel sektörde çalışan çok sayıda kişinin sosyal sigorta yatırımlarının asgari ücret üzerinden yapıldığına dikkat çeken Balcı, bu durumun gelecekte ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi. Bugün asgari ücret üzerinden yatırımı yapılan çalışanların emeklilik döneminde yaklaşık 37 bin TL gelirle yaşamlarını sürdürmek zorunda kalacağını belirten Balcı, artan yaşam maliyetleri karşısında bu gelirin yeterli olmayacağını ifade etti. Balcı, düşük emekli gelirlerinin yaşlı bakım hizmetlerine olan ihtiyacı artıracağını, ancak mevcut sistemin bu talebi karşılayacak hazırlığa sahip olmadığını vurguladı.

Elektrik zamları, hayat pahalılığı ve üretim maliyetlerindeki artışın halk üzerindeki baskıyı artırdığını söyleyen Balcı, ekonomik sorunların yalnızca gelir kaybıyla sınırlı kalmadığını, toplumsal huzuru ve aile yaşamını da doğrudan etkilediğini belirtti.

Seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Balcı, genel seçimlerle yerel seçimlerin aynı tarihte yapılmasının ciddi karmaşa yaratabileceğini ifade ederek, mevcut seçim sisteminin zaten önemli sorunlar içerdiğini söyledi. Belediyecilik anlayışında temel ölçütün hizmet kalitesi olması gerektiğini vurgulayan Balcı, iyi çalışan belediyelerin desteklenmesi, yetersiz kalan yönetimlerin ise güçlü alternatiflerle değiştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Güney Kıbrıs’taki seçim sonuçlarına da değinen Balcı, aşırı sağın yükselişinin endişe verici olduğunu belirterek, faşizmin hangi toplumda ortaya çıkarsa çıksın demokrasi açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. TDP’nin çözüm ve federasyon hedefinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Balcı, barış ve ortak gelecek mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti.

04/06/2026
03/06/2026

Çeler’den Milli Takıma destek mesajı: Kalbimiz ve desteğimiz sizinle

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, CONIFA Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edecek KKTC Milli Futbol Takımı için destek mesajı yayımladı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çeler, milli formayı taşıyan sporculara, teknik ekibe ve organizasyonda emeği geçen herkese başarılar diledi.

Kıbrıslı Türk sporcuların uzun yıllardır uluslararası alanda çeşitli engellerle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Çeler, gençlerin sahip oldukları yetenekleri ve emekleri dünyayla paylaşabilmek için çoğu zaman rakiplerinden daha fazla mücadele vermek zorunda bırakıldığını ifade etti.

CONIFA Avrupa Şampiyonası’nın sporcuların emeklerini uluslararası bir platformda ortaya koyabilmeleri açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Çeler, sahaya çıkacak her futbolcunun yalnızca takımını değil, Kıbrıslı Türklerin mücadele azmini, kararlılığını ve var olma iradesini de temsil edeceğini kaydetti.

Gençlere duydukları güveni vurgulayan Çeler, başarıların önündeki engellerin kaldırıldığı, dünyayla daha fazla temas kurulabilen bir geleceğin yaratılmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.

Çeler açıklamasının sonunda, İtalya’da ülkeyi temsil edecek milli takıma başarılar dileyerek, “Kalbimiz ve desteğimiz sizinle” mesajını paylaştı.

03/06/2026

Kemal Baykallı: Bu ülkenin en büyük ihtiyacı adalet duygusunun yeniden inşasıdır

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, Kanal T’de Pınar Gözek’in hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) heyetinin TDP’ye gerçekleştirdiği ziyarete değinen Baykallı, görüşmede ülke gündeminin yanı sıra yerel ve genel seçimlere ilişkin olası iş birliği modellerinin de ele alındığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde başlayan dayanışma ve yakınlaşmanın sürdüğünü ifade eden Baykallı, meclis içi ve meclis dışı muhalefetin ortak sorunlar karşısında nasıl birlikte hareket edebileceğine ilişkin görüş alışverişinde bulunulduğunu belirtti.

Yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baykallı, sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirecek modeller üzerinde durduklarını kaydederek, detayların henüz netleşmediğini ancak farklı seçeneklerin masada olduğunu ifade etti.

Ülkede uzun süredir seçim tartışmalarının gündemi meşgul ettiğini dile getiren Baykallı, erken seçim tartışmalarının kamuoyunun gerçek sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Sağlık, eğitim ve hayat pahalılığının vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkileyen temel sorunlar olduğuna dikkat çeken Baykallı, siyasetin bu alanlarda somut çözüm önerileri üretmek zorunda olduğunu vurguladı.

Siyasete duyulan güvenin yeniden tesis edilmesinin önemine işaret eden Baykallı, bunun ancak liyakat, şeffaflık, etkin denetim ve dijitalleşme temelinde kurulacak bir kamu yönetimi anlayışıyla mümkün olabileceğini belirtti.

Dijitalleşmenin TDP’nin öncelikli hedeflerinden biri olduğunu ifade eden Baykallı, vatandaşların birçok kamu hizmetine hızlı ve kolay şekilde erişebilmesini sağlayacak uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Kıbrıs sorununa da değinen Baykallı, Kıbrıslı Türklerin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklarına sahip çıkmasının önemine vurgu yaparak, çözüm arayışlarının diplomasi, diyalog ve uluslararası temaslarla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Want your business to be the top-listed Government Service in Nicosia?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Address


Osman Paşa Caddesi, No 11
Nicosia