21/04/2016
Acaba hiç kimse İbrahim hakkında konuşmaya hiç kalkışmalı mıdır? Benim düşünceme göre kalkışmalıdır. Eğer ben İbrahim hakkında konuşacak olsaydım ilk olarak sınamadaki ıstırabı betimlerdim. Bunun için, İbrahim’in hâlâ inanmaya devam ederken çektiği her şeyi tanımlayabilmek amacıyla, babanın çektiği bütün korku, üzüntü ve işkenceyi bir sülük gibi emerdim. İnsanlara yolculuğun üç gün sürdüğünü ve hatta dördüncü güne de sarktığını hatırlatırdım. Evet, bu üç buçuk gün sonsuzluk açısından beni İbrahim’den ayıran iki bin yıldan daha uzun olmalı. O zaman onlara, benim inandığım gibi, herkesin böyle bir şeye başlamadan önce fikirlerini değiştirebileceklerini hissetmeleri gerektiğini, her an sözünü geri alıp geri dönmenin mümkün olduğunu hatırlatırdım. Birisinin bunu yapmasında bir tehlike görmüyorum, insanlarda İbrahim gibi bir sınamaya tabi tutulma arzusunu uyandırmaktan da korkmuyorum. Ancak eğer birisi ucuz bir İbrahim versiyonu pazarlamak isterse ve hâlâ insanları İbrahim’in yaptığını yapmamaları için uyarırsa, o zaman bu yalnızca gülünç olacaktır.
Soren Kierkegaard - Korku ve Titreme
