26/02/2023
Hayat ve Ötesi -Hep imtihan
ALLAH VE RASÜLÜN YOLUNDAN GİDENLER.. ALLAH RIZASI İÇİN PAYLAŞIMLAR
26/02/2023
09/09/2022
Allahım benim dualarımı, bana dua edenlerin duasını, benden dua bekleyenlerin duasını ve ümmeti Muhammedin dualarını kabul eyle. Selam ve Dua ile hayırlı cumalar.
Haya süstür.
Takva şereftir.
En hayırlı binek sabırdır.
Musibet anında aziz ve celil olan Allah'tan kurtuluş beklemek de ibâdettir.
.(sav)
Kıyametin kopmasına yakın önce küçük alametler çıkacaktır. Sonra da büyük alametler çıkacaktır. Kıyametin küçük alametleri ile ilgili hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
(İnsanlar camilerle ve camilerin süsüyle övünmedikçe kıyamet kopmaz.) [İbni Mace]
(Erkek erkekle, kadın kadınla yetinmedikçe, kıyamet kopmaz.) [Hatib]
(Fitneler artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buhari]
(İnsanlarda cimrilik artar ve kıyamet kötülerden başkası üzerine kopmaz.) [İ.Neccar]
(Ahlaksızlık ve fuhuş açık olmadan komşular kötüleşmeden hainler emin, eminler hain sayılmadan, akrabalık arasında soğukluk olmadan kıyamet kopmaz.) [İ. Ahmed]
(Yemin ederim ki, cimrilik, fuhuş meydana çıkmadıkça, emine hıyanet edilip, haine güvenilmedikçe, iyiler helak olup kötüler kalmadıkça kıyamet kopmaz.) [Hakim]
(Yağmurların bereketi kaldıkça kıyamet kopmaz.) [Ebu Ya’la]
(Yeryüzünde Allah diyen Müslüman kaldıkça kıyamet kopmaz.) [Müslim]
(Zamanda yakınlık olmadıkça, bir yıl bir ay gibi, bir ay bir hafta gibi, bir hafta bir gün, bir gün bir saat gibi kısa gelmedikçe kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]
(İlim kalkmadıkça, depremler, katliamlar çoğalmadıkça kıyamet kopmaz.) [Buhari]
(Mal çoğalıp artmadıkça kıyamet kopmaz. Öyle ki, zekât verilecek kimse bulunmaz. Birine zekât teklif edilince, “Benim buna ihtiyacım yok” der.) [Buhari]
(İki büyük taife, davaları bir olduğu halde, çarpışmadıkça, kendilerine Allah’ın resulüyüm [peygamberim] diyen yalancılar çıkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Buhari]
(Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça, taşlar bile, “Ey Müslüman şu arkamda gizlenen Yahudi’yi öldür” diye haber vermedikçe kıyamet kopmaz.) [Buhari]
(Yetmiş tane resulüm diyen yalancı çıkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Taberani]
(Erkekler azalacak, kadınlar çoğalacak.) [Buhari]
(Bir erkek çocuk bir kadın gibi kıskanılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]
(Livata mubah sayılmadıkça, gökten taş yağmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]
(Çocuklar öfkeli olmadıkça, büyüğe saygısızlık yapılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Harâiti]
(Kıyamet kopmadan yüz yıl öncesinde yeryüzünde Allah’a ibadet eden kalmaz.) [Hâkim]
(“Keşke şu kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim]
(Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buhari]
(Kardeşler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]
(Kötüler dünyaya hâkim olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]
(Kıyamet ancak kötü insanların başına kopar.) [Müslim, İbni Mace]
(Kur’an-ı kerim kalkmadıkça kıyamet kopmaz.) [Ebu Nuaym]
Kıyamet yaklaştığı zaman şunların da olacağı bildirilmiştir:
(İnsanlar temizlikte fazla titiz olacak, vesvese edip dinde haddi aşacaklar.) [Ebu Davud]
(Çeşitli isimler altında şaraplar çıkacak, helal sayılacak.) [İ. Ahmed]
(Ortalık bozulacak, dine uymak avuçta ateş tutmak gibi zor olacak.) [Hâkim]
(Köpek beslemek, evlat yetiştirmekten daha cazip olacak.) [Hâkim]
(Kötü kadınlar, çoğalıp, fuhuş bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş [frengi, aids gibi] bulaşıcı hastalıklara maruz kalacak. Ölçüde, tartıda hile yapılacak ve geçim darlığı baş gösterecek.) [Beyheki]
(Çalgı her yere yayılacak, güvenlik güçleri çoğalacak.) [Beyheki]
(İşler, ehli olmayana verilecek.) [Buhari]
(Bu dinin başlangıcı gibi, sonu da garip olacak!) [Tirmizi]
(Kur'an [Radyo, TV gibi] çalgı aletlerinden okunacak.) [Tergib-üs-salât]
(Sadece tanıdıklara selam verilecek ve yazarlar çoğalacak.) [Hâkim]
(Zengine malı için tazim edilecek, fuhuş yayılacak, piçler çoğalacak. Büyüğe hürmet, küçüğe de merhamet edilmeyecek. Kurtlar, kuzu postuna bürünecek.) [Hâkim]
(Tehıyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur.) [Taberani]
(İlim kalkar, cehalet, anarşi ve ölüm çoğalır.) [İbni Mace]
(Ulema, halkın istediği yönde fetva verip, helale haram, harama helal derler; Kur'anı ticarete, menfaate alet ederler.) [Deylemi]
(İnsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini düşünecekler, helalini, haramını düşünmeyecekler.) [R.Nasıhin]
(Bir camide binden fazla kişi namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin bulunmayacak.) [Deylemi]
(İzinsiz ticaret yapılmaz.) [Müslim]
(Vahşi hayvanlar, insanlarla konuşmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizi]
(Kıyamet alametleri bir ipteki boncukların peş peşe kopması gibi birbirini takip eder.) [İ.Ahmed, Taberani]
(Kıyamet Cuma günü kopacaktır.) [Buhari]
Hadis-i şerifle bildirilen kıyametin diğer alametlerinden bazıları da şöyledir:
1- Emanete riayet kalkar.
2- Veled-i zina çoğalır.
3- İçki çok içilir.
4- Zekât verilmez.
5- Hanıma uyup, anneye isyan edilir.
6- Erkekler ipek giyer.
7- Zararından korunmak için insanlara mudara edilir.
8- Gençler fâsık olur.
9- Daha önce yaşamış âlimler cahillikle suçlanır.
10- Tefecilik, faiz aşikâre olur.
11- Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.
12- İslam’a uymak ayıp sayılır.
13- Herkese iyilik eden Müslüman ahmak sayılır.
14- İslam’a uymak, ateşi elde tutmak gibi zor olur.
15- Mescitlerde, toplantılarda fâsıkların sesi yükselir.
16- Cihad terk edilir.
17- Bid'atler yayılır.
18- Günaha teşvik artar.
19- İyiliğe mani olunur.
20- Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar.
21- Komşuluk kötüleşir.
22- Camilerde Kur'an-ı kerim teganni ile okunur.
23- Aşağı kimseler söz sahibi olur.
24- Zararından korunmak için insanlara ikram olunur.
25- Çalgı aletleri çoğalır. Her yerde çalgı çalınır.
26- Anarşi çoğalır.
27- Adam öldürmek çoğalır.
28- Dine uymak, güzel ahlaklı olmak ayıp sayılır.
29- Cansızlar da konuşur.
Yalancılar alkışlanır..
İnsan gururdan yapılma bir duvardır ama unuttu mu; hatırlasın,
Her duvar yıkılır bir gün...
ن
Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter.
|Nisâ 79
17/08/2022
| MA‘NEVÎ GIDÂ
İnsanların gıdâsı cismânî ve rûhânî olmak üzere iki kısımdır. Gıdâ-i cismânî, yemek, içmek sûretiyle beslenmektir. Gıdâ-yı rûhânî de ma‘neviyyat ile gıdâlanmaktır.
Mes’elâ buğdayın susuz yetişmesi mümkün değildir. Binâenaleyh, cismânî gıdânın olgunluğa erişmesi için rahmet-i ilâ-hiyye’ye fevkalâde ihtiyâç vardır. Aksi takdîrde helâk olması muhakkaktır. Buğdayın yağmura ihtiyacı olduğu gibi gıdâ-yı ma‘nevî de füyûzât-i ilâhiyye’ye muhtâçtır. Ya‘ni, ma‘nevî rahmet-i ilâhiyye’ye muhtâçtır. Ma‘nevî rahmet-i ilâhiyye de, insanların kalbine ihsân olunur.
En ziyâde ma‘nevî rahmet-i ilâhiyye, ya‘ni Cenâb-ı Hakk’ın ilim ve irfânı, Evliyâullâh büyüklerinin kalbine ihsân olunur. Diğer mü’minler de onlardan bi-iznillâhi Te‘âlâ feyz alırlar.
Evliyâullâh da yağmur gibidir. Maddî yağmur olmayınca ha-yât-ı beşeriyyenin bekâsı mümkün olamayacağı gibi, ma‘nevî yağmur da olmayınca mükevvenât’ın bekâsı mümkün olamaz.
Ümmetimin kâmil zâtları yağmur gibidir. Evvelinden mi âhirinden mi hangisinden halkın daha ziyâde müstefîd olacağı bilinmez. (Keşfül-hafâ)
Bununla beraber, her yağmurun zamanına göre faydası olduğu gibi Evliyâullâh’ın da, asra, zamana göre faydaları vardır. Yüce Allâh’ın katında her birerlerinin mevkii vardır. Zamân-ı sabıkta geçmiş dönemlerdeki Evliyâullâh ile sonradan gelenleri mukâyeseye kalkmamalıdır.
Mes’elâ bir kaç asır evvel irtihâl buyuran Evliyâullâh’ı bu zamanda ekseri insanlar tasdîk ederler. Bunun sebebi vardır. Zî-râ irtihâlden sonra irşâd vazîfesinden âzâde kalırlar. Şeytân da onları tasdîk etmekten men‘ etmez. Asıl hayâtta bulunan ir-şâd’a me’mur kâmil velîlere mü’minleri yakınlaştırmamak için inkâr ettirir, bundan men‘e çalışır. Çünkü mü’minlerin selâmetini arzû etmez.
Kalb temiz olursa, ya‘ni kalbde îmân olursa dâimâ ibâdet ve tâata sevk eder. İnsanlar ekseriyetle “mü’miniz” derler. Halbuki müslümândırlar. Ya‘ni teslîm olmuşlardır. Mü’min olmak için her halde îmânın kalb’e yerleşmesi lâzımdır.
(Hz. Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (k.s.), Musâhabe 6,140.s.)
03/07/2022
HABİB BABA VE SULTAN MURAD HAN
Habib Baba, 4. Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da âlemlere denk bir değerin sahibidir.
Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda Erzurum’dan İstanbul’a gelmiştir.
Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider… Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak… Bedenini de ruhuna denk kılmaktır. Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.
- Bugün Sultan Murad’ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz, der.
Habib baba üzülür… Rica, minnet eder, yalvarır…
- Ne olursun, kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum, der.
Binbir dil döker. Hamamcı ehl-i insaftır… Dayanamaz… Kabul eder… Hamamın en sonundaki odayı göstererek …
- Baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. Yeter ki vezirler, senin farkına varmasınlar, der.
Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar… Ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir… Ama sadece görünümü… İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.Murad’dır. O gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.
‘Hele bir bakalım’ demiştir, ‘bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?’
Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir. Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır…
Hamamcı vezirler der almak istemez… Padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir… Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
- Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sende sar peştemali beline gir yanına… Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın, aman ha! Vezirler varlığınızı bilmesinler, der.
Sonra 4.Murad da Habib babanın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır…
Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş gibi gelir ona… Allah hikmeti gereği dostuna, o yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir… Ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib baba yumuşak bir sesle konuşur:
- Evladım, sırtın fazlaca kirlenmiş, müsaade edersen bir keseleyivereyim, der.
Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve büyük bir haz duyar… Haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.
Memnuniyetle Habib babanın önünde diz çökerken:
- Buyur baba ellerin dert görmesin, der.
Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib baba, 4.Murad’ın sırtını bir güzel keseler… Fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.
- Baba gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım, der.
Habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle;
- Olur evlad, deyip, sultanın önünde diz çöker. Bu arada, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib babayı yoklar, ağzını arar…
- Baba görüyor musun şu dünyayı… Sultan Murad’a vezir olmak varmış… Bak adamlar içerde tef, dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi ..., der demez
Habib baba Sultan Murad’ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler…
Habib baba, "Ah Be evladım’ der ve devam eder:
Sultan Murad dediğin kimdir?
Sen asıl Âlemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki,
O seni sevince sırtını bile Sultan Murad’a keselettirir…
Sultan Murad’ın Habib babadan duydukları, ağzı açık kalmış, keseyi elden düşürmüştür.
30/06/2022
Osmanlının Başarısı...
28/06/2022
ÇOCUKLARIMIZA BU GÜZEL ÖRNEKLERİ OKUTMADIK...
Çocuklarımıza bu örnekleri okutmadık. Üstelik Osmanlı padişahlarının “diktatör” olduğunu söyledik durduk. Ders kitaplarında onlardan bahsederken çok kere “Asarlar-keserler” dedik: “Yakarlar-yıkarlar, üstelik kimseye de hesap vermezlerdi” diye notlar düştük.
Oysa bir Şeyhülislâm (Zembilli Ali Cemali Efendi) Padişahın (Yavuz Selim) karşısına dikilebilmiş, “Seni kılıcımla doğrulturum” diyebilmiştir...
Bir Kadı, (İlk İstanbul Kadısı Sarı Hızır Çelebi) minderinin altına sakladığı demir topuzu (gürz) padişaha (Fatih Sultan Mehmed) gösterip, “Padişahlığına güvenip hükmümü dinlemeseydin billahi bu gürz ile başını ezerdim” diyebilmiştir.
Bir başka Kadı (Bursa Kadısı Emir Sultan) Yıldırım Bayezid gibi öfkesi burnunda genç bir Padişahı, “Namazlarını cemaatle kılmadığın için çıkan ‘binamaz’ söylentisini giderene kadar şahitliğini kabul etmiyorum” diyerek mahkemeden adeta kovabilmiştir...
Yavuz Bahadıroğlu
Click here to claim your Sponsored Listing.
Location
Category
Telephone
Website
Address
ANKARA
Altındag
06110
Opening Hours
| Monday | 12:00 - 00:00 |
| Tuesday | 12:00 - 00:00 |
| Wednesday | 12:00 - 00:00 |
| Thursday | 12:00 - 00:00 |
| Friday | 12:00 - 00:00 |
| Saturday | 12:00 - 00:00 |
| Sunday | 12:00 - 00:00 |
