Gün Gün Kurtuluş Savaşı

Gün Gün Kurtuluş Savaşı

Share

Bu bir milletin küllerinden doğuşunun hikayesidir ve tüm metinler belgelere dayanmaktadır.

21/11/2025

Anadolu’nun küçük bir köyünde başlayan bu sessiz direniş, Kurtuluş Savaşı’nın kaderini değiştiren adımlardan biriydi.
Kangal köylülerinin karanlık gecelerde telgraf başında verdiği mücadele, işgal güçlerine karşı halkın iradesinin en net göstergesiydi.
Bir köyün kararlılığı, bir milletin umudunu güçlendirdi.
Bu unutulmuş hikâyeyi yeniden hatırlamanın tam zamanı.





30/10/2025

🇹🇷7 Aralık 1919

3 Aralık 1919’da Demirci Mehmet Efe’nin, Mustafa Kemal’e gönderdiği telde belirttiğine göre, bir İngiliz Albayı’na Aydın ve İzmir’de tek bir Yunan kalmayıncaya kadar savaşacaklarını, araya İngiliz ve Fransız kuvvetleri girse bile silah kullanacaklarını kesin bir dille söyledi.

Albay sonradan haber göndererek bu son sözden üzüntüsünü belirtti.

İngilizlere karşı daha ılımlı bir dil kullanmayı tavsiye etti.

Mustafa Kemal’in Demirci Mehmet Efe’ye cevabı şöyledir:

Demirci Mehmet Efe’ye;

İngiliz miralayına evvelce vaki olan beyanatınız ve daha sonra gönderilen cevap, son derece iftihar vericidir.

Vatanı kurtarmak için hayatını fedayı göze almış zatıalileri gibi dindar, hamiyetkar bir cephe kumandanının kati ifadeleri, milletin azim ve kararını düşmanlarımıza en güzel ispat eder.

Aydın cephesinde bu son zamanda gösterilen yiğitçe mukavemet, siyasi vaziyetimize pek iyi tesirler yaptığını müjdelerim ve Cenab-ı Hakk’ın yardımıyla inşallah belki de çok kan dökmeden sevgili İzmir’imize kavuşacağız.

Dolayısıyla şimdilik ufak tefek baskınlarla düşmanı bunaltmak ve mevzilerin tahkimatını artırma ve takviye eylemek, maksada en uygun hareket tarzı olur.

Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal

28/10/2025

🇹🇷5 Aralık 1919

Maraş mutasarrıfı, belediyede toplanan halkın Türk, Kürt, Yahudi, Ermeni, kardeş olduklarını ve kardeşçe yaşamak zorunda bulunduklarını, Fransızları kovmak için elbirliği etmeleri gerektiğini anlattı.
Toplantıya katılanlar memnun ayrıldılar.
Maraş’ta Fransız komutanlığı 150 altın göndererek bunun yoksul halka dağıtılmasını istedi.
Belediye başkanı ve müftü, parayı dağıtmayı reddettiler.

İsmet İnönü’nün tuttuğu not defterlerinden:
İngilizce muallimi geldi, başladık.

🇹🇷6 Aralık 1919

İsmet İnönü’nün tuttuğu not defterlerinden:
Zevali saat altıda, sabah namazı vaktinden evvel Mevhibe uyandırdı.
Aşağıdan ebeye haber göndermişler.
Namazımı kıldım.
Ağrı devam ediyor.
Doktor Burhanettin Bey gelmiş.
Daha vakit var.
Belki 24 saat sürecek.
-Çok mustarip
Daireye gittim.
Saat 5’e gelmeden geldim.
Oğlum olmuş.
Ne güzel oğlum.
-
https://www.ismetinonu.org.tr/izzet-inonu-1919/ sitesinden:
Mevhibe ve İsmet İnönü’nün ilk çocukları 7 Aralık 1919 günü İstanbul’da Süleymaniye’deki evlerinde doğdu.
İsmet Bey oğlunun ismini çok değer verip saydığı kumandanı Ahmet İzzet Paşa’dan esinlenerek İzzet koydu.
-
İsmet İnönü’nün defterler adıyla yayınlanan notlarına Erdal İnönü’nün yazdığı önsözden/
Babamla beraber yaşadığımız yıllarda zaman zaman cebinden çıkardığı ajanda tipinde küçük bir deftere dikkatle bir şeyler yazdığını görürdük.
Ölümünden sonra Pembe Köşkteki kütüphanenin dolap çekmecelerinde kullanılmış birçok ajanda bulduk.
Babam, 1919’dan 1973’e kadar giden bu ajandalarda günlük olaylarla ilgili kısa notlar tutmuş.


100 yıl önce bugün Kurtuluş Savaşı’nda ne oldu?
Bu bir milletin küllerinden doğuşunun hikayesidir ve kullanılan tüm metinler belgelere dayanmaktadır.

24/10/2025

🇹🇷4 Aralık 1919

Mazhar Müfit anlatıyor:

Suriye’de ki Fransız mümessili mülakat için Sivas’a gelmek istediğini bildirdi.

Kabul ettik.

Ancak mümessilin hemen geleceğini de ümit etmediğimizden özel işleri için Bekir Sami Bey,

Tokat’a gitmek üzere Sivas’tan hareket etmişti.

Hareketini müteakip, mümessilin ertesi gün öğleden sonra Ankara’da bulunacağı haberini aldık.

Bekir Sami Bey’in bu müzakerede bulunması lazımdı

o yüzden hemen o gece otomobil ile nerede yetişebilirsek oradan Bekir Sami Bey’i alıp Sivas’a gelmek gerekti.

Yüzbaşı Bedri Bey’le benim hareketimi Paşa muvafık gördü, hareket ettik.

Fakat soğuk şiddetli, hava -17, otomobilin ise körüğü parçalanmış idi; karpit de olmadığından karanlıkta gidilecekti.

Bedri Bey’le kuzu postekisi kürklere sarıldık, tüfeklerimizi aldık.

Otonun bir köşesine ben, diğer köşesine de Bedri Bey büzüldük ve yola çıktık.

Hiç lakırdı etmiyorduk.

Bedri Bey: ‘Ah bir sıcak çay olsa!’ dedi.

Ben gayriihtiyari güldüm.

‘Çay yerine kar helvası yemek vaziyetindeyiz.’ dedim.

Bedri bey: ‘Öyle ise buyurun!’ diye bir termos verdi.

Meğerse termosa çay ve hem de şeker koydurmuştu.

Termosun bardağıyla içtim.

Bedri Bey de içti.

Zavallı şoför de termosunu dikerek yudum yudum içmeye başladı.

Sabaha karşı Yıldızeli kasabasında Bekir Sami Bey’i jandarmadan sorduk.

Hükumette olduğunu haber aldık.

Gittik ve Sivas’a hareketimiz lazım geldiğini anlattık, iki saat sonra da tekrar Sivas’a hareket ettik.

Öğleden önce Sivas’a vardık.

Fransız mümessili henüz gelmemişti.

Mustafa Kemal Paşa bizi kapı önünde karşıladı, gece soğukta hareketimizden sonra merakta kaldığını ve uyuyamadığını söyleyerek çay ikram etti.

Bekir Sami Bey’i gören arkadaşlar hayrette kaldılar.

Paşa: ‘Biz adamı yoldan çevirtiriz!’ diye latifelere başladı.

Bir iki saat sonra da Fransız mümessili geldi.

4 Aralık 1919

Mazhar Müfit anlatıyor:

Suriye’de ki Fransız mümessili mülakat için Sivas’a gelmek istediğini bildirdi.

Kabul ettik.

Ancak mümessilin hemen geleceğini de ümit etmediğimizden özel işleri için Bekir Sami Bey,

Tokat’a gitmek üzere Sivas’tan hareket etmişti.

Hareketini müteakip, mümessilin ertesi gün öğleden sonra Ankara’da bulunacağı haberini aldık.

19/10/2025

🇹🇷3 Aralık 1919

Demirci Mehmet Efe’nin, Nazilli Jandarma Tabur Kumandam Abidin’in şifresi ile Mustafa Kemal’e gönderdiği telde belirttiğine göre,

bir İngiliz Albayı Denizli’den dönerken, Efe ona Aydın ve İzmir’de tek bir Yunan kalmayıncaya kadar savaşacaklarını, araya İngiliz ve Fransız kuvvetleri girse bile silah kullanacaklarını kesin bir dille söyledi.

Albay sonradan haber göndererek bu son sözden üzüntüsünü belirtti ve İngilizlere karşı daha ılımlı bir dil kullanmayı tavsiye etti.

Demirci Efe, Mustafa Kemal’e bu olayı aktararak;

“Karşımıza kim çıkarsa çıksın, vatanı kurtarmak için bundan gayrı sözümüz olmadığını ve bundan sonra da olamayacağını arz ederim” diye yazdı.

Cevap: 7 Aralık: “Cevap şayan-ı iftihardır.”

-

Belçika’nın İstanbul temsilcisi Marghetitch, hükümetine gönderdiği raporda, Türkiye’deki “kargaşa”yı anlattı:

‘Mustafa Kemal ve arkadaşları Meclis’in Bursa’da toplanmasını istemekte, Hükümet’in bazı üyelerinden aldıkları güvenceye rağmen, tutuklanmak veya saf dışı bırakılmak kaygısıyla İstanbul’a gelmekten çekinmektedirler.’

-

Yenigün: “Çeşitli Kürt aşiretlerinin Başbakanlığa çektikleri bağlılık telgrafları”

-

Nutuk’tan/

Efendiler, belki de birçoklarınızın hatırındadır.

İşgal yıllarında, Adana’da, Ferda adında, Kuva-yı Milliye aleyhinde yabancı bir gazete yayınlanıyordu.

Bu gazete, sırf Anadolu’daki kamuoyunu yanıltmak ve bulandırmak maksadıyla yazılmış sütunlar ve bizim aleyhimizde uydurulmuş saçmalıklarla doluydu.

Şüphesiz bu gazetenin Anadolu içine sokulmasına engel olduk.

Fakat, bu gazetenin memlekette okunmasını elbette yararlı bulan, Ali Rıza Paşa Kabinesi’nin Dahiliye Nâzırı ve Cemal Paşa ve defalarca temize çıkardığı Damat Şerif Paşa, Ferda gazetesi denilen bu zehirli paçavranın serbestçe dağıtılmasına engel olunmaması için emirler vermişti.

Bu sebeple, Şerif Paşa’nın arkadaşı Cemal Paşa’nın, 3 Aralık 1919’da dikkatini çekmeyi gerekli bulduk.

23/05/2025

5 Kasım 1919

Sait Molla, sonradan evinden Kuvay-ı Milliyecilerce çalınacak olan mektuplarından sonuncusunu Rahip Fru’ya gönderdi.

‘Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber’ isimli kitabında Mazhar Müfit Kansu bu konudan aşağıdaki gibi bahseder:

‘Elimize geçen şu on iki mektuptan Sait Molla’nın nasıl bir adam olduğuna hükmetmek kolaydır.

Evet, biz Kuvayi Milliye aleyhindeki gizli hareketlerden haberdar idik ve bunca hain isyanlar ve tahriklerden başka bir de Ali Rıza Paşa kabinesiyle uğraşıyorduk.

Çünkü bu kabine de Kuvayı Milliye’yi saltanata mani addederek yok etme azmindeydi.

Böyle buhranlı günlerde bir gece Mustafa Kemal Paşa’nın yatak odasında birkaç arkadaşla görüşmekte iken birdenbire Paşa ayağa kalktı;

ve ‘Siz Rahip Frew’ya yalnız devlet mi para veriyor da bu teşkilatı yapıyor zannediyorsunuz?

Ben Padişah’ın da buna yardımda bulunduğunu zannediyorum.

Siz ne fikirdesiniz?’ dedi.

Biz de ihtimaldir, dedik ve sonra Paşa;

''Dahası var.

Bu Rahip Frew, benim aldığım hususi malumata göre, hükumetin de sevgilisi.

Görüyorsunuz ya, bir papaz hayatımızla, istiklalimiz ile nasıl oynuyor.

O papaz, memleketinin Türkiye üzerinde hakimiyetine çalışıyor.

Sait Molla da Türkiye’nin hakimiyetini kaybederek İngiliz hakimiyeti altına girmesi için çalışıyor.’' diye çok öfkelendi.

Hüsrev Sami de bu sıra: ‘Ya Padişah?’ dedi.

Mustafa Kemal Paşa;

‘Evet o da Sait Mollayı Evvel.

Fakat arkadaşlar, bu millet, hiçbir zaman, bir hain padişahın, bir rahip Frew’un, bir Sait Molla’nın esiri, eğlencesi olamaz.

CİHANI BAŞLARINA TOPLASINLAR DA GELSİNLER;

iş kalabalıkta değil,

HAK VE HAKİKATTEDİR.

Hak, hakikat ve millet rehberimizdir.

MUTLAKA BİZ MUVAFFAK OLACAĞIZ.

VAKİT YAKLAŞTI.

Pek yakında tam istiklal ve hakimiyetimize kavuşacağız!’

diyerek bizim de yeniden kuvvei maneviyemizi tezyit etti.

Paşa’nın en büyük meziyetlerinden biri de buydu.

En buhranlı zamanlarda sükûnetini muhafaza eder, telaş göstermez, vakaları olması tabii işlermiş gibi mütalaa eder

Ve arkadaşlarının da gayretlerini artırırdı’

23/05/2025

4 Kasım 1919

Suruç ve Birecik Fransızlar tarafından işgal edildi.

Mustafa Kemal, Kayseri Askerlik Şubesi Başkanı Yarbay Emrullah Bey’e ve Topçu Binbaşı Kemal Bey’e gönderdiği gizli emirde,

Adana çevresinde gerilla savaşı yapmalarını istedi,

bunun için görevlendirilen kişileri ve yapılacak işleri bildirdi. (Telgraf 1)

-

İngiliz Yüksek Komiserliği memurlarından Hohler’in raporu:

'Parlamentonun Bursa’da toplanması çıkarlarımıza uygundur.

Böylece Türkler İstanbul’dan çıkmış olurlar.

İstanbul, küçük bir Türk devleti için fazladır.

Osmanlı Hanedanı tükenmiş görünüyor.

Türkler, İngiltere’ye karşı gelemezler

ve ancak şiddet davranışından anlarlar.

İstanbul’un uluslararası bir şehir olarak yönetimi güç olursa,

İngilizlerin elinde rehin tutulabilir.

-

Delhi’de Türkiye lehinde miting yapıldı.

-

Harbiye Bakanı Cemal Paşa,

Mustafa Kemal’in dünkü teline karşılık vererek,

seçimlerde baskı yapılmasına meydan verilmemesini

ve hükumet işlerine müdahalenin hemen önlenmesini istedi.

Meclisin İstanbul’da toplanması zorunluluğu üzerinde durdu,

Mustafa Kemal’in cevabı yarın. (Telgraf 2)

Telgraf 2’den Alıntılar:





Photos from Gün Gün Kurtuluş Savaşı's post 15/05/2025

1 Kasım 1919

Temsil Kurulu ile İstanbul arasında,

Meclis’in nerede toplanacağı tartışması devam ediyor.

Mustafa Kemal, Mebuslar Meclisî’nin düşmanın kesin etkisi ve denetimi altında bulunan İstanbul’da toplanmasının

çok tehlikeli ve sakıncalı olduğunu belirtti.

İtilaf Devletleri’nin Türkleri insan yerine koymadıklarını

bu nedenle Meclis’i dağıtabileceklerini yazarak

bu konuda Harbiye Nazırı Cemal Paşa’ya verilen cevabı özetledi.

Doğan fırsattan yararlanarak İstanbul’da ulusal örgütün kökleştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını istedi.

-

Harbiye Nazırı Cemal Paşa, Mustafa Kemal’e çektiği telde,

amaca savaşılarak ulaşılamayacağını ileri sürdü:

'Açıktır ki, İtilaf Devletleri’nden herhangi birine karşı bugün silah kuvvetiyle bir başarı elde etmek düşünülemez.

Devletin gelecekteki selametini sağlayacak başarıları elde etmek için en güvenilir silah,

siyaset ve kamuoyuna haklarımızı tanıtmaktır.’

-

Muş’ta 12. Kolordu Topçu Komutanı Yarbay İzzet Bey tarafından Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.

9 Kasım’da da Silifke örgütü kurulacak.

01/08/2024

27 Haziran 1919

Nutuk’tan/

23 Haziran günü, Sivas’ta Ali Galip bey adında biri, 10 kadar adamıyla hazır bulunuyormuş.

İçişleri Bakanlığı’nın, bana karşıt emri gelir gelmez de işe başlamış.

Sivas sokaklarınd ‘hain, asi, zararlı bir adam olduğuma dair’ yaftalar yapıştırılmış.

Kendisi de bir gün Sivas’ta vali bulunan merhum Reşit Paşa’nın makamına giderek, Sivas’a gidersem benim hakkımda ne yapılacağını sormuş ve ‘Ben senin yerinde olsam, derhal kollarını bağlar, tutuklarım. Senin de böyle yapman gerekir.’ demiş.

Reşit Paşa bu işin bu kadar basit olacağına inanamamış.

Konuşma hayli uzamış.

(Bu sırada) 27 Haziran’da Sivas’a hareket ettim.

Otomobille Tokat’tan Sivas yaklaşık 6 saattir.

Sivas valisine, Tokat’tan Sivas’a hareket ettiğime dair açık bir telgraf yazdım.

Telgrafta bilerek hareket saatimi belirtmiştim.

Fakat bu telgrafın hareketimden 6 saat sonra çekilmesini ve o zaman kadar hiçbir şekilde Sivas’a bilgi verilmemesini sağlayacak önlemleri aldım.

Sivas şehrinin girişine vardığımızda, caddenin iki tarafı büyük bir kalabalıkla dolmuş, askeri birlikler tören konumunu almış bulunuyordu.

Otomobillerden indik.

Yürüyerek askeri ve halkı selamladım.

Bu manzara Sivas’ın saygıdeğer halkının ve kahraman subay ve askerlerimizin bana ne kadar bağlı ve sevgi dolu olduğunu ispat eden canlı bir tanıktı.

Daha sonra hemen emrindekilerle beraber Ali Galip’i ve onun yardakçısı olduklarını anladığım bozguncuları getirttim.

Onlara ne yaptığımı anlatarak zaten yeteri kadar yorgunluğa sebep olduğundan kuşku duymadığım ayrıntıları uzatmak istemem.

Yalnız bir noktayı işaret edeceğim.

Efendiler bu Ali Galip, gördüğü kötü muameleden sonra, bana iletecek bazı gizli sözleri olduğunu söyleyerek gece yalnız olarak yanıma gelmek istedi.

Kabul ettim.

Görünürdeki davranışlarına önem vermemekliğimizi rica ile Elazığ valiliğini kabul ederek gelme amacının, benim görüşüme hizmet etmek ve Sivas’ta durmasının, benimle buluşup benden emir almak için olduğunu açıklamaya ve bin türlü kanıtlarla ispat etmeye çalıştı.

Bizi sabaha kadar oyalayarak başarılı bile olduğunu itiraf etmeliyim.

🇹🇷

01/08/2024

26 Haziran 1919

Nutuk’tan/

Ayın 25.günü, Sivas’ta benimle ilgili bazı olumsuz girişimler başladığını haber aldım.

25/26 Haziran gecesi yaverim Cevat Abbas Bey’i çağırdım ve ‘Yarın sabah karanlıkta Amasya’dan güneye hareket edeceğiz.’ dedim.

Bu hareketimizin gizli tutularak hazırlanılması için emir verdim.

Ben 26 Haziran sabahı karanlıkta arkadaşlarımla beraber otomobille Tokat’a hareket edecektim.

Hareketimiz hiçbir yere telgrafla bildirilmeyecek ve mümkün olduğu kadar Amasya’da açıklanmayacaktır.

26 Haziran’da Amasya’dan hareket ettim.

Tokat’a varır varmaz telgraf merkezini deneyim altına aldırarak benim ulaştığımın Sivas’a ve hiçbir yere bildirilmemesini sağladım.

26/27 Haziran gecesini orada geçirdim.

~

Mustafa Kemal Tokat’ta doğruca askerlik şubesine indi.

‘Belediye’de bir toplantı yapalım, kentin ileri gelenleriyle görüşmek istiyorum.’ dedi.

Toplantıda bulunanlardan avukat Ali Bey hatıratında burada görüşülen sorunlar hakkında şunu anlatıyor:

20 kişi kadardık.

Mustafa Kemal gelip herkesi selamlayarak bir iskemleye oturdu.

Paşa şu açıklamaları yaptı:

‘Hiçbir savunma aracına sahip olmasak bile, dişimiz ve tırnağımızla, zayıf ve dermansız kolumuzla mücadele ederek şeref ve haysiyetimizi, namusumuzu müdafaa etmeyi zorunlu görüyorum.

Tarih bize vatan uğrunda canını, malını esirgemeyen milletlerin asla ölmediklerini, hala yaşadıklarını göstermektedir.

Ben hayatımı hiçbir zaman milletimden üstün görmedim ve görmeyeceğim.

Her an memleket için şerefimle ölmeye hazırım.

~

Müttefiklerin Paris’te, Türkiye üzerine tartışmaları devam ediyor.

İngiliz Başbakanı Lloyd George, Türklerin Avrupa’dan, Boğazlar’dan ve denizlerden uzaklaştırılması gerektiğini söyledi.

Balfour, İzmir’in manda olarak veya tam egemenlik hakkıyla Yunanistan’a verilmesini istedi.

23/07/2024

24 Haziran 1919

Mustafa Kemal, Karabekir’e gönderdiği kapalı telde, İngiliz Binbaşısı Nowil’in Urfa dolaylarında Kürtleri Türklere karşı kışkırttığını anlattı:

‘Kürtler, kayıtsız şartsız Türk kardeşlerinden ayrılmayacaklarını, bu uğurda en son nefeslerine varıncaya kadar hayatlarını fedaya hazır olduklarını söylemişlerdir.’

~

İçişleri Bakanı Ali Kemal Bey, L’Entent muhabirine verdiği demeçte, ad vermeden, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Rumlardan daha tehlikeli düşmanlar olduklarını, halkın aşağı tabakalarını peşlerine sürüklemek için uğraştıklarını söyledi.

~

İngiliz Yüksek Komiseri Calthrope, Türk savunmasının durdurulması için çözüm yolu önerdi.

Raporunda ‘Gerillalardan, işgal bölgesini tespit ederek kaçınabiliriz.’ dedi.

~

25 Haziran 1919

Mustafa Kemal, illere ve kolordulara gönderdiği genelgede, İçişleri Bakanı Ali Kemal’in genelgesinin geri alınması için ilgili yerlere başvurduğunu, milletin önüne set çekilemeyeceğini, bölgesindeki asayişten sorumlu olan kendisinin buna izin veremeyeceğini bildirdi.

~

Müttefikler, Paris’te Türkiye’ye verecekleri biçimi bir kere daha tartıştılar.

Başkan Wilson, Türkiye mandasının bir hata olduğunu söyledi.

‘İstanbul ve Boğazlarda herhangi bir devlet, kuvvetli bir rejim meydana getirmeli, Türkler İstanbul’u terk etmeli’ dedi.

Lloyd George, ‘Delegeleri Paris’te olduğuna göre, Türkiye ile kısa ve ağır bir barış yapılabilmesi büyük bir avantajdır. Türkiye’nin sınırlarını çizelim.’ dedi.

~

Paris Barış Konferansı adına Fransa Başbakanı Clemenceau, Damat Ferit’in muhtırasına cevap verdi:

‘Savaştaki suçlarınız için ileri sürdüğünüz mazeretler yerinde değil.

Eski sınırlarınızı koruma talebinizi kabul etmek mümkün değil.

Türkler başka ırkları yönetmekte yeteneksiz.’

~

Hükumet bir kararla Rum okullarında Türkçe dersini kaldırdı.

🇹🇷

21/07/2024

🇹🇷 23 Haziran 1919

Dahili Nazırı Ali Kemal Bey tüm illere gönderdiği bir genelgeyle Mustafa Kemal’in genel siyasal durumu yanlış değerlendirdiği ve Ordu Müfettişliği’ni başaramadığı için İngilizlerin isteği üzerine azledildiğini bildirerek;

‘Dahili Nezareti’nin size kesin emri, o kişinin görevinden azledilmiş olduğunu bilmek, kendisiyle hiçbir resmi muameleye girişmemek ve hükumet işlerini ilgilendiren hiçbir isteğini yerine getirmemektir.’ diyebiliyordu.

~

Yunan kuvvetleri, İzmir’in Kirazlı ilçesini işgal ettiler.

~

Venizelos, Yunan İşgal Kuvvetleri komutanına ilerleme emri verdi:

‘Bandırma-Soma-Akhisar tren hattı ele geçirilsin.

Aydın kesinlikle elde tutulmalıdır.

Menderes Vadisi, bizim için hayati öneme sahiptir.’

~

İngiliz Yüksek Komiseri Calthrope, Mustafa Kemal’in görevine son verdirdikten sonra, durumla ilgili raporunu hükümetine bildirdi.

‘Mustafa Kemal iyi niyetle atanmıştı.

Samsun’a vardıktan sonra kendisini milli ve yabancılara düşman bir merkez yaptı.

Dönme emrine uymadı.

Rauf da tehlikelidir.’

Calthrope’un raporunda okunan not: ‘Mustafa Kemal, Malta’ya götürülmelidir.’

~

Falih Rıfkı anlatıyor:

Mustafa Kemal 23 Haziranda Tokat - Sivas yolu ile Erzurum’a hareket etti.

İstanbul onu geri almakta direniyordu.

Mustafa Kemal’i hiçbir sıfatla tanımamak için her yana emirler verilmiştir.

Azlettiler, aldırış etmedi.

Üstündeki resmi sıfatı millî kongrelerde liderlik otoritesini alıncıya kadar kendi üstünde tutmaya çalışacaktı.

Zaafa düşenlere de durmadan umut ve yürek pekliği vermek lâzımdı.

İstanbul’da Kuvay-ı Milliye öncülüğü yapanlar bile Urfa, Maraş ve Antep’i alan Fransızlara hoş görünmesini öğüt veriyorlardı.

Mustafa Kemal:

”Fransızları hoş tutmakla ne kazanacağımıza akıl erdiremiyorum.

Garp zihniyeti dalkavukluk ve riyakârlık, hele zulüm görmüş bir milletten gelirse, o milletin yaşamak hakkı olmadığına hükmeder.

Tersine ahlâksızlık ve zulme karşı avazımız çıktığı kadar haykırmalıyız.

Avrupa’ya yaşamaya hakkımız olduğunu anlatmalıyız.

Sizler de bu yolda yürüyünüz.”

diye cevap veriyordu.

Want your business to be the top-listed Government Service in Ankara?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Category

Website

Address


Anıttepe, Kubilay Sk. 27/6 Tandoğan
Ankara