Polis Türkiye

Polis Türkiye

Share

Tüm Türkiye'min Vefakar Cefakar ve Fedakar Vatan Haini olmayan Teşkilat mensuplarına ait paylaşım platformu

09/11/2021
27/10/2021

Konya’da elektrikli scooter denetimi

Konya’da kullanımını hızla artan ’binbin’ olarak bilinen elektrikli scooterlara yönelik trafik ekipleri tarafından denetimler gerçekleştirildi.Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından 'Huzur ve Güven Şehri Konya' ilkesini yönelik çalışmalar kapsamında “Huzurlu Trafik” uygulamaları devam ediyor. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafında günümüzde kullanımı oldukça yaygınlaşan ve uyulması gereken trafik kuralları da kullanıcılar tarafından pek bilinmeyen elektrikli scooterlara yönelik denetimler yapıldı. Denetimlerde, elektrikli scoter kullanan vatandaşlar tek tek durdurulup kontrol edildi. Yapılan denetimlerde elektrikli scooterlar...
Konya’da kullanımını hızla artan ’binbin’ olarak bilinen elektrikli scooterlara yönelik trafik ekipleri tarafından denetimler gerçekleştirildi.
Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından "Huzur ve Güven Şehri Konya" ilkesini yönelik çalışmalar kapsamında “Huzurlu Trafik” uygulamaları devam ediyor. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafında günümüzde kullanımı oldukça yaygınlaşan ve uyulması gereken trafik kuralları da kullanıcılar tarafından pek bilinmeyen elektrikli scooterlara yönelik denetimler yapıldı. Denetimlerde, elektrikli scoter kullanan vatandaşlar tek tek durdurulup kontrol edildi. Yapılan denetimlerde elektrikli scooterlar ile ilgili olan kurallar çerçevesinde kurallara uymayan ve kullanımı yasak olan yerde kullananlara, üzerinde 2 kişi seyahat edenlere, yük taşıyan ve trafikte diğer sürücülerin hayatlarını tehlikeye atan sürücülere gerekli uyarılarda bulunularak bilgi verildi.

Scooter kullanımına dair kurallar açıklandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının, İçişleri Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte hazırladığı elektrikli scooter (e-scooter) yönetmeliği nisan ayında Resmi Gazete’de yayımlandı. Hazırlanan yönetmelikle yollarda kullanılabilecek elektrikli scooterların en fazla saatte 25 kilometre hızla gidebileceği kararlaştırıldı. Kullanım için yaş sınırı da 15 olarak belirlendi. Yönetmeliğe göre belirlenen kurallar şöyle: "Araçlar yaya yollarında kullanılamayacak. Scooterlar bisiklet yolu veya şeridinin olduğu yerlerde taşıt yolundan sürülemeyecek. Bu araçla, azami hız sınırı 50 kilometre ve üzeri olan kara yollarında da kullanılamayacak. Scooter sürücülerinin araçlarını bir şeritte yan yana sürerek şeridi işgal etmesi de, başka araçlara tutunup kullanarak sürmeleri de yasaklandı. Sürücülerin manevra için işaret verme anları dışında aracı sürekli olarak iki elleriyle kontrol etmesi de zorunlu kılındı. Park edilirken özel mülkiyetin ihlal edilmesi, kamu nizamının bozulması, yayaların veya engellilerin hareketlerini engelleyecek şekilde park edilmesi de yasaklandı. Scooterlara birden fazla kişi binemeyecek, sırtta taşınan eşyalar dışında scooterlarda yük taşınamayacak."
Öte yandan yetkililer, kent genelinde elektrikli scooterlara yönelik yapılan denetimlerin devam edeceğini bildirdi.

27/10/2021

Provokatif amaçla 'muz yeme' videosu çeken yabancı uyruklu 7 kişi yakalandı! Sınır dışı edilecekler

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, sosyal medyada dolaşıma sokulan provokatif paylaşımlarda bulunan yabancı uyruklu 7 kişi yakalandığını açıkladı.
0
TAKİP ET
Mynet Google News'e Abone Ol
Provokatif amaçla 'muz yeme' videosu çeken yabancı uyruklu 7 kişi yakalandı! Sınır dışı edilecekler
Göç İdaresi Genel Müdürlüğü sosyal medyada muz yeme içerikli provokatif amaçlı paylaşımda bulunan yabancı uyruklu 7 kişi yakalandığını açıkladı.

"PROVOKATİF AMAÇLI MUZ YEME EYLEMİ"
Müdürlük tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bir sokak röportajında yer alan ‘Ben muz yiyemiyorum, siz kilolarca muz alıyorsunuz’ söylemi sonrası yabancı uyruklu olduğu değerlendirilen kişilerce muhtelif sosyal medya platformlarından provokatif amaçlı ‘muz yeme’ eylemi içerikli video ve paylaşımın dolaşıma sokulduğu görülmüştür.

SINIR DIŞI EDİLECEKLER
Emniyet Genel Müdürlüğümüzün ilgili birimleri tarafından bahse konu provokatif paylaşımlara ilişkin yürütülen çalışmalar sonucunda elde edilen ilk bulgular doğrultusunda yabancı uyruklu 7 şahıs yakalanmış olup adli işlemlerinin tamamlanmasının ardından haklarında sınır dışı etme işlemleri başlatılacaktır.

Söz konusu provokatif paylaşımların tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılması ve bu paylaşımları yapan tüm şahıslar hakkında gerekli adli ve idari işlemlerin titizlikle ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi için çalışmalar devam etmektedir.” (İHA)

21/10/2021

İstanbul Havalimanı'nda skandal: Türk polisi nasıl can verdi

İstanbul Havalimanı'nda 40 dakika ambulansın gelmesini bekleyen Özel Harekatçı Polis Cafer Bütün yaşamını yitirdi.

İstanbul Havalimanı'ndaki korkunç ihmal Polis Memuru Cafer Bütün'ün hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı.

Zatürre hastası olan polis memuru Cafer Bütün nefes alma problemi yaşadı, 40 dakika boyunca havalimanın içinden olay yerine gelemeyen ambulans Bütün'ün hayatını kaybetmesine neden oldu.

Bütün'ün hayatını kaybettiği o anlarda yanında bulunan arkadaşı Akademisyen Mustafa Bacaksız, yaşadıklarını ve hissettiklerini anlattı.

Dün saat üç buçuk civarlarıydı, biz buradan havalimanına bir misafirimizi bırakmak için yola çıktık Cafer bütün rahmetlimiz ile beraber. Kendisi özel harekatçı. Ciğerlerindeki sorun da vatana hizmet etmek için ciğerlerini üşütmüş zatürre olmuş bir arkadaşımız.

Ventolin diye bir ilaç kullanıyor, ilaç derken hava fısfısı, nöbetçi eczane zaten havaalanında, misafirlerimizi bırakacağız diye ordan alırız dedik. Saat üç buçukta biz burdan yola çıktık. Saat dört civarında havalimanına bir iki dakika kala, o bir iki dakikayı da nereden biliyoruz biz şuradan biliyoruz: Orada bir arabadan bir çanta alınacağı için konum göndermişler havalimanından, oradan kalan dakikayı görüyoruz.

Bir iki dakika kala, Cafer kendini kötü hissettiğini söyledi.

Biz de arabanın yanına geçtik, arabanın yanında misafirimizi hemen indirdik.

Dedik ki, "Biz hemen dış hatlarda eczaneye gidelim ilacını alalım."

Misafirimizi indirdik ondan sonra 30 metre geçince dedik ki havalimanı otopark gidiş tarafında gideceğimize otopark tarafına girdik ama otoparkın içine girmedik.

Tam otoparkın orada arabayı sağa çektik, güvenlik görevlilerini çağırdım, "acil ambulans getirin kendisi nefes alma problemi yaşıyor" dedim.

Saat 16.04 civarı falan. Bunlar ambulansa haber verdiler. 1-2 dakika sonra sirenler çalmaya başladı, biz rahatladık. Nefes alamadığını söylüyor ama biz ayakta sohbet ediyorduk ‘geldiler mi, geliyorlar mı?’ derken biz yaklaşık 30-35 dakika tam olarak telefon kayıtlarından çıkarırım.

Çünkü 112’yi ben de aradım. En az 30-35 dakika en fazla 40-50 dakika ambulans üç kattan aşağı inemedi. Niye gelmiyorlar diye düşünürken geldiler.

BAĞIRA BAĞIRA VEFAT ETTİ

Havalimanında bulunduğumuz noktaya ambulansın girişleri engelmiş, bariyerleri kaldırmaya çalışıyorlarmış.
Ambulans sağdan soldan girmeye çalışıyormuş.

Yaklaşık 40 dakika bağıra bağıra kendisi vefat etti.

Daha acımız da taze. Orada muazzam derecede güvenlik zaafiyeti var. O bölgeye ambulansın girme ihtimali yok, mimari bir sorun var. Ambulans giremedi, her yerden denedi, kendi aralarında çözüm üretmeye çalıştılar, üretemediler. Çözümü de biz ürettik, tersten gönderin, ters şeritten gönderin dedik.”

Biz telefon açtığımızda sirenler çalmaya başladı, rahatladık. Dedik ki, ambulans gelecek ama ondan sonra gelişi 40 dakika sürdü. Tam net dakikayı da söylerim size, kimi aradığımı biliyorum çünkü. Kendimiz çözüm üretmeye çalıştık. Ambulanslarda bariyer yüzünden giremedi, bariyerleri kaldırmaya çalışıyorlar. İstanbul Havalimanı’nın göbeğinde 40 dakika bağıra bağıra arkadaşımız can verdi.

"Teşkilattan herhangi bir açıklama geldi mi?"

Orada bir oyun oldu da ben olayın üzüntüsüyle anlayamadım. Orada raporu 16.28 diye tuttular. Bize de teyit ettirmeye çalışıyorlar. Ben acilin önünde ölüm haberini yeni almıştım. Birde Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne götürdüler ve İstanbul Havalimanı’nın içinde hastane vardı.

Arnavutköy Devlet Hastanesi’nde ambulans görevlileri bir dümen yapmaya çalıştı. Panik zaten hepsinin suratlarında okunuyordu, 16.28 dediler. 16.28’de kimse yoktu. Yoldan tesadüfen geçen doktor müdahaleyi bile yapmamıştı. Bunu nerden biliyorum? Telefon açıp yardım istedim kendi dostlarımdan, ne yapacağım çaresiz kaldım dedim. 16.28 diye rapor tutmaya çalıştılar, belki de öyle tutmuşlardır ve savcıya görüntüleri hızlandırılmış şekilde göndermişler.

Aslında o kadar uzunki süre, hastanedeki savcıya hızlandırılmış görüntü olarak geldi. Biz savcıya dedik ki: “O kadar görüntülere neden bir şey yapmıyorsun? Bu görüntüler hızlandırılmış, çarpı dört veya beş hızla hızlandırılmış.”

Hiçbir açıklama yok. Biz ifademizde bunu belirttik. 45 dakika ambulans beklediğimizi üzerine basa basa belirttiğimiz halde hiçbir açıklama yok. Kendi acım bitmediği için daha serzenişe geçmedik. Ama biz savcılığa verdiğimiz acıyla verdiğimiz ifadede özellikle 45 dakika bağıra bağıra ambulans beklediğimizi belirttik.

"Peki cenaze kaldırıldı mı, nasıl ve ne zaman yapılacak"

Yarın (Bugün) Kırşehir’de Çiçekdağ’da toprağa verilecek. Bugün (Dün) görev yerinde Sultangazi’de resmi tören yapıldı. Biz birazdan yola çıkacağız, yarın öğlen namazına müteakip cenaze kılınacak. Zaten biz güzel bir tören yapılmasından bir şey kapatmaya çalıştıklarını anladık. Törende İlçe Emniyet Müdürü, o, bu, herkes...

Daha acımız tazeyken bir anda o ilgiden zaten onların yaptığı kusurun farkında olduklarını anladık. Cezaevi savcısının, polislerinin, havalimanı savcısının hareketlerinden üstlerini kapatmaya çalıştıkları belli.

Orada bir koordinasyon olmuş. Ambulansı aramadılar, iki dakika sonra sireni duyduk ama ‘belgeli’ 40 dakika. Çünkü 16.05’te ilk kez 112’yi arıyorum ondan sonra ikinci telefonumun saati 16.38 olması lazım. 33 dakika sonra ambulansın gelmediğini belirten telefon. Güvenlik noktasından falan geçmişiz havalimanının içerisindeyiz, havalimanının göbeğindeyiz.

Bize söyledikleri de şu: “Abi 3 metre bariyerler var, bariyerleri kaldıramıyoruz, ambulansın girişine uygun bir yer değil burası” Kardeşim burası neden uygun değil? Burada bir şey olamaz mı? İstanbul Havalimanı’nın otoparkının girişinin yolu, otoparkın içi olsa anlarım, otopark binasında belki öyle mimari sorun olabilir. Burası yol yol, üç şeritli otopark yolu.

Eğer biz ambulansın oraya gelemeyeceğini bilsek, yürüyerek kendimiz zaten üç dakikada gideriz istediğimiz yere. Gider Arnavutköy Devlet Hastanesi’ne orada nöbetçi eczane bulur ilaç alırım. İstanbul Havalimanı olduğu için biz rahatladık, ambulans beş dakikada müdahale eder diye. Orada kalp krizi diye geçmişler, aslı nefes darlığına bağlı kalp krizi. O mentollü ilacı bulamadığı için kalbe vuruyor, kalp krizine dönüşüyor. Kalp krizi olarak başlamıyor. Kalp krizinin ne zaman geçirildiğini ben aşağı yukarı anlıyorum. 20-25 dakika sonra kalp krizi geçiriyor, nefes gitmeyince.

"Kaç yaşındaydı"

49 yaşındaydı. Özel harekatçıydı. Ciğerlerinde kalıcı hasar oluştu, bunun için nefes darlığı çekiyordu, nefes darlığından dolayı da mentollü ilacı kullanıyordu. Mentollü ilaç gelmediği için nefessiz kaldı. Orada beş dakika içerisinde nefes desteği gelseydi kurtulacaktı ama kalp krizine çevirdi.

RAPORA KALP KRİZİ YAZILDI

Raporda kalp krizi yazdılar ben buna birebir şahit oldum ve itiraz ediyorum, haberinize de yazabilirsiniz. Boğuldu resmen boğuldu, pilini biz çıkartmaya çalıştık, böyle bir kalp krizi yok.

"Son olarak evli miydi, çocuğu var mıydı"

Bekardı, çocuğu yoktu. Hep önemli görevlerde bulundu. Organize şubedeydi, narkotikteydi. Evlenme şansları pek olmuyor zaten. Bu adam hayatını devlete adamış bir adam. Devletin havalimanında ona bir tane ambulans gelemedi. Bunu özellikle belirteyim. 24 saatini geceli gündüzlü bu devlete verdi ama bir tane oksijen bulamadılar bize. Ambulansı aradık, dedik ki oksijen tüpüyle gelsinler, bu adam ventolin kullanıyor. Asansöre binip oksijen tüpüyle gelseler bile biz kurtarırdık. Hiçbir şeye gerek yok, sedyeye hiçbir şeye gerek yok.

Uğur Can Biçer

04/03/2021

Bitlis'in Tatvan ilçesinin Nemrut Dağı eteklerinde düşen helikopter de üst düzey rütbelilerin de olduğu bildirildi.

Helikopter düştüğü haberi üzerine çok sayıda ambulans, sağlık ve güvenlik ekibi bölgeye sevk edildi.

Düşen helikopterin askeri bir helikopter olduğu yönünde bilgiler alınırken, Milli Savunma Bakanlığı 9 personelin şehit olduğunu, 4 personelin yaralandığını bildirdi.

MSB'den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Bingöl'den Tatvan'a gitmek üzere saat 13.55'te kalkış yapan Kara Kuvvetlerimize ait Cougar tipi bir helikopter ile saat 14.25'te irtibat kesilmiş, helikopterdeki kahraman silah arkadaşlarımızdan 9'unun şehit olduğu, 4'ünün yaralandığı belirlenmiştir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu elim olayda şehit olan kahraman silah arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet, değerli ailelerine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Asil Milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı personelimize acil şifalar diliyoruz"

Kaza mahalli ve yetkili makamlardan alınan bilgilere göre şehit olan askerlerin memleketleri ve kimlik bilgileri belli oldu.

işte şehit olanların isim listesi

Korgeneral Osman Erbaş

Topçu Asb.Kd.Çvş. Nazmii Yılmaz

İsth.Alb. Şentürk Aydınyer

Per.Bnb. Alptekin Köprülü

Bkm.Yzb. Salih Sarioğlu

Huk.Yzb. Ender Uzunçakmak

Bkm.Asb.Kd.Bçvş Mehmet Demir

Mu.Asb.Kd.Uçvş Omer Umulu

PUzm.Çvş Hakan Gül Tayfun Kureş

Gökhan Uysal

Şükrü Karadirek

Tolga Demirci

22/12/2020

Sarıkamış‘ta 60 bini donarak olmak üzere 78 bin şehit vermiştik.

1914 yılının 15-22 Aralık tarihleri arasında, Sarıkamış yakınındaki Allahuekber dağlarında, Kars’ı Ruslardan geri almak için harekata katılan 60 bin asker donarak öldü.

Başkumandan vekili Enver Paşa büyük bir güçle, Rusları hiç beklemedikleri bir yerden, Allahüekber dağlarından aşarak vurmayı ve Kars‘ı yeniden vatan topraklarına katmayı hedeflemişti.

Allahuekber dağlarının yer yer 2-3 bin rakımlı geçitlerinde ısı sıfırın altında 30 dereceye kadar düşüyordu. Türk askerlerinin büyük bölümü ise çölden gelmişti ve üzerlerinde yazlık üniformalar vardı.

Sarıkamış’ta dondurucu soğuk altında askerlerimizin durumunu Kurmay Subay Şerif Bey “Sarıkamış” adlı kitabında şöyle anlatıyor:

“Yol kenarında karların içinde çömelmiş bir asker, bir yığın karı kollarıyla kucaklamış, titreyerek, feryat ederek dişleriyle kemiriyordu. Kaldırıp yola sevketmek istedim. Beni hiç görmedi. zavallı çıldırmıştı. Bu suretle şu lanetli buzullar içinde biz belki on bin kişiden fazla insanı bir günde karların altına bıraktık ve geçtik”.

Rus Kafkas Ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Pietroviç Sarıkamış’ta gördüklerine anılarında şöyle yer vermiş:

“İlk sırada diz çökmüş 9 kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kainattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda…Allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı.”

Allahuekber dağları, 37 bin şehit verilerek aşıldı ve Sarıkamış kuşatıldı. Sarıkamış kuşatma harekatı aşırı soğuk ve açlık yüzünden, hedef ele geçirilemeden, 5 Ocak 1915’de sona erdi.

Osmanlı Ordusu bu dağlarda, 60 bini donma sonucu tam 78 bin şehit verdi. Rus birlikleri de bu savaşlarda 32 bin askerini kaybetti.

19/12/2020

KIRIKKALE'de polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda, 680 kilo kaçak tütün ele geçirildi.
Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, F.Ç.'nin şehre kaçak tütün getireceği tespit edildi. Bunun üzerine polis ekipleri, şüphelinin kullandığı otomobili Kırıkkale- Ankara yolundaki uygulama noktasında durdurdu. Otomobilde yapılan aramada, çeşitli markalarda 680 kilogram kaçak tütün ele geçirildi. Gözaltına alınan F.Ç. hakkında adli ve idari işlem başlatıldı.

Photos from Polis Türkiye's post 19/12/2020

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Marmara Otoyolu 6. Kesim Açılış Töreni’ne Vahdettin Köşkü'nden canlı bağlantıyla katıldı.

Türkiye'nin ana transit geçiş yolu olması hedeflenen ve Avrupa'yı Asya'ya bağlayan koridorda önemli bir rol üstlenecek olan Kuzey Marmara Otoyolu'nda 56,5 kilometrelik ana gövde, 11,6 kilometre bağlantı yolundan oluşan Kurtköy-Akyazı etabı törenle açıldı.

14/12/2020

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından öne çıkan açıklamaları.

14/12/2020
09/12/2020

Acı Haber Bugün Geldi! Ankara'daki Kazada Yaralanan Polis Şehit Oldu

Ankara'da 11 gün önce görev başında geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanan polis memuru Metin Gülmez, tedavi gördüğü hastanedeki tüm çabalara rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.


Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Gülmez, 28 Kasım'da uygulama noktasında meydana gelen kazada ağır yaralanmış, daha sonra Ankara Şehir Hastanesi'nde tedaviye alınmıştı. Gülmez'in bugün şehit olduğu öğrenildi. Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, şehit Gülmez için taziye mesajı yayımladı. Aktaş'ın mesajında, "28.11.2020 tarihinde Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Metin Gülmez, uygulama görevi esnasında meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanmış, tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi'nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Aziz şehidimize Allah'tan rahmet, ailesine ve milletimize başsağlığı ve sabırlar dilerim" ifadeleri yer aldı.

Want your business to be the top-listed Government Service in Ankara?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Telephone

Address


Ayrancı Mahallesi Dikmen Caddesi No:11
Ankara
06100