09/07/2024
Gündemdeymişiz.
Hangi dağda kurt öldü de gündeme girdik.
Bence Elazığ'da yaşanan olaydan sonra gündeme almayı başarabildiniz.
TÜM CEZA İNFAZ KURUMLARI ÇALIŞANLARI
09/07/2024
Gündemdeymişiz.
Hangi dağda kurt öldü de gündeme girdik.
Bence Elazığ'da yaşanan olaydan sonra gündeme almayı başarabildiniz.
08/02/2023
Ben bir memurum çocuklarımız için bu mesleğe katlanıyoruz çalışıyoruz iyi bir beslenme çocuk sağlıklı gelişimi için, Antep fıstığı, ceviz, sucuk alamıyoruz.
Bizi bu hale düşürenlere yazıklar olsun.
Kendilerine bir gece de zam verdiler bizim ufak bir iyileştirme ümidimiz vardı onuda yok ettiler.
Allah'a havale ediyoruz. Bu saatten sonra gelsede hiçbir şey ifade etmeyecektir.
Umutlar başka bir bahara kaldı.
Sayın Bakanın bu dönemde olmadı borcum demiştiniz güya.
19/01/2023
19/01/2023
Sayın Bakanımız teşekkür ederiz. diyebiliriz artık. Yıllardır kangren olan meseleler çözüme kavuşuyor. Bir an önce TBMM den geçmesini bekliyoruz. Ayrıca soruyu yönelten Nedim Şener'e ayrıca teşekkür ederiz.
07/01/2023
Sayın Genel Müdürümüz Sayın Bakanımız özellikle Sayın Cumhurbaşkanımıza
7. Yargı Paketinde yasalaşacak olan özlük haklarımız için çok teşekkür ederiz minnettarız.
CEZAEVİ ÇALIŞANLARININ Feryadı
Haklı bir paylaşım Gürbüz ırgalı teşekkürler
Çağdaşdemokrasilerin en belirleyici özelliği olan hukukun üstünlüğünün ve hukukgüvencesinin sağlanması için üç temel unsurun bir arada gerçekleşmesigerekir.Bunlardan Biricisi:İnsan hak ve özgürlüklerini en geniş anlamda tanıyıp
güvence altına alan evrensel ilkelere uygun,toplumun gereksinimlerine cevap
veren en iyi yasaların çıkarılması,
İkincisi: Bunların
doğru etkin bir biçimde ve zamanında uygulanması,
Üçüncüsü ise: Bu
yasaları hayata geçirip ifa ve icra edecek
nitelikli çalışanın bulunmasıdır. Bu üç temel unsurdan birinin veya bir
kaçının bulunmadığı veya noksan olduğu ülkede hukuk devleti ve hukukun
üstünlüğü ilkesinin varlığından,hak ve özgürlüklerin güvence altında
bulunmadığı bir durumda?da çalışma barışı ve iş huzurun dan söz edilmesi mümkün
olmamaktadır.Bu gün burada bir kurumdan bahsedeceğim,yıllarca göz ardı
edilmiş,kenara itilmiş,dizilerde,filmlerde aşağılanmış,ne kadar kötülük varsa
sırtlarına yüklenmiş bir kurumdan,Yargı erkinin bir parçası olan kurumdan
bahsedeceğim.
Arkadaşlar;
Ceza İnfaz
Kurumu Çalışanlarının mali ve sosyal ihtiyaçlarına bu güne değin yeteri kadar cevap verilememiştir.Kendi
beşeri sorunları ile uğraşan birisinin Adalet mekanizmasına ne kadar katkıda
bulunabileceğini sizlerin takdirine sunuyorum. Kaldı ki Ceza İnfaz Kurumu Çalışanları kendilerini
yargı erkinin bir parçası olarak?da görememektedirler.
Devletin onuru
ve güvenirliği onu temsil edenlerin, temsil etme kabiliyeti ile doğru
orantılıdır.
Adalet devletin
temeli olduğuna göre, o göreve anlam veren,onu ete kemiğe büründüren,yargısal
faaliyette rol alan Ceza İnfaz Kurumu Çalışanlarının kimseye muhtaç
olmayacakları,hayel kurabileceği bir mali duruma kavuşturulmaları artık
geciktirilmeyecek bir sorun olarak
önümüzde engel gibi durmaktadır.
Öte yandan hizmetlerin
belirlenen amaçlara uygun olarak yerine getirilebilmesi için gerek kurum içinde
gerekse yönetsel düzeyde etkin bir iletişimin sağlanması kaçınılmazdır. Bu
sebeple personelin idare ile idarenin Adliye ve Genel Müdürlük ile olan
iletişiminin hiyerarşik yapısı gözden geçirilmelidir.Bu hususu en etkin
kılmanın yolu ise: Ceza infaz kurumu çalışanlarının genel idari hizmetleri
sınıfından çıkarılarak 'Emniyet
hizmetleri' sınıfına dahil edilmeleri gerekir. Ayrıca; Ceza İnfaz kurumlarını
doğrudan ilgilendiren branşlarda, Bakanlık merkez teşkilatlarında, strateji
geliştirme başkanlıklarında, eğitim merkezlerinde şube Müdürlükleri?yle daha
üst görevlere cezaevi müdürlerinin görevlendirilmesi, ile gerçekleşecektir...
Atanma ve nakiller, görevde
yükselmeler şeffaf, hassas, adil ve dengeli bir biçimde yapılmalıdır.
Çalışanların; sağlık, eğitim ve eş durumlarının atamalarda nazara alınması,ve
bu hususun mevzuat güvencesinde olması gerekmektedir.
İnfaz koruma memurlarının işe
alım prosedürü ve eğitimi, personel altyapısı ile ilgili en sorunlu alanlardan
biridir. İnfaz koruma memurları genellikle lise mezunları arasından atanmakta,
işe alım kriterleri yeterlilik ve yetkinliğe dayanmamaktadır. Yeterliliği ve
yetkinliği iyi şekilde ölçen bir sınav sistemi yoktur. Ayrıca düzenlenen kısa
eğitim programları sayısal olarak yeterliymiş gibi görünse de, uygulamaya
yönelik olmadıkları için içerik açısından tatmin edici değildir. Dolayısıyla
infaz koruma memurları, yeterli teorik ve uygulamaya yönelik eğitimden geçmeden
göreve başlamaktadır. İnfaz koruma memurlarının görev tanımları itibariyle
güvenlik ile ilgili konulardan sorumlu olmaları gerekirken psiko-sosyal
hizmetlerin boşluğunu doldurmaya çalışarak zaman zaman psikolog, sosyolog,
sağlık memuru gibi görevleri de üstlenmek zorunda bırakılmışlardır.Bu da bir
görev/yetki karmaşasına sebep olmaktadır. Bu yetki karmaşasının önüne geçmek ve
hükümlü,tutuklulara yönelik daha sağlıklı işleyen bir sosyal hizmet mekanizması
oluşturmak için görevlerin net bir şekilde birbirinden ayrılması gerekmektedir.
İnfaz koruma memurlarının yetkinliği, işe alındıktan sonra da sertifika/eğitim
programları ile desteklenmeli ve cezaevi yönetimi ile Adalet Bakanlığı bu
konuda daha teşvik edici bir rol üstlenmelidir. Son yıllarda Adalet
Bakanlığı?nın bu alanda attığı olumlu adımların daha da geliştirilmesine
ihtiyaç vardır.
Ceza infaz kurumlarında çalışan
personelin statüsü konusunda da bazı belirsizlikler mevcuttur. Sözleşmeli olarak işe alınan
personelin, kadrolu personele göre
özlük hakları bakımından dezavantajlı durumda olması memnuniyetsizliklere yol
açmakta ve çalışma motivasyonunu düşürmektedir.
İnfaz koruma memurları için polis
meslek yüksek okulları gibi yada polis meslek yüksek okulu bünyesinde bölüm
açılmalıdır. İnfaz koruma memurluğunun etkinliğini ve işlevselliğini artırmak
için rütbe ve hiyerarşik yapısının gözden geçirilmesi gerekmektedir.Keza bu
kurum müdürleri açısından da ele
alınmalıdır.Bu gün uygulamada olan 1.Müdür ve 2.Müdür uygulaması bir kadradon
müteşekkil olmayıp,görevlendirme yöntemiyle müdürler arasından birisi 1.Müdür
diğerleri 2.Müdür olarak görev yapmaktadırlar.Özlük hakları aynı olması
nedeniyle kimse 1.Müdür olmak istememektedir.Hiç bir hukuki dayanağı olmayan bu
hiyerarşik yapı yeniden ele alınmalı tıpkı emniyet teşkilatında olduğu gibi bi
hiyerarşik kadro ihdası gerekmektedir.
Uygun ceza infaz politikalarının
geliştirilmesi ve sistemde yapılacak değişikliklerin sağlıklı şekilde
yürütülmesi için,ceza infaz kurumu çalışanlarının feryadına kayıtsız
kalınmaması gerektiği kaçınılmaz bir gerçektir. Bu bilgiler ışığında;
1-Ceza İnfaz Kurumu Çalışanlarının hemen büyük bir çoğunluğunda
duygusal tükenme ve psikolojik sorunlar baş göstermektedir. Bu sorunlar
ailelere kadar sirayet etmekte, Bu konuda bilimsel bir çalışma yapıldığı
takdirde görülecektir ki, hastanelerin psikiyatri polikinliklerine iş yeri
bazında müracaatta bulunanların ceza infaz kurumu çalışanları ve ailelerinden oluştuğu görülecektir. Bu durum görmezlikten
gelinemeyecek kadar hayati önem arz etmektedir. Hemen hemen her çalışanın en
ufak bir durumda dahi yargılanması ve soruşturma geçirmesi, Mobbing etkisi
yaratmaktadır.
2-Çalışanların, görevlerini,
sorumluluklarını ve kendisinden beklenenleri daha iyi anlayıp işi hakkında
bilinçlenmesi, en temel hakkıdır. Onun için görev tanımlarının, yetki ve
sorumluluk alanlarının çok iyi açıklanması ve mevzuat güvencesi altında olması
gerekmektedir.
3-Cezaevi Müdür ve çalışanlarının, emeklilikten
sonraki yaşamları, sosyal hakları ele alındığında bu gün birçok çalışan
emeklilik hakkını doldurmuş olmasına rağmen, emekli olduğunda olacak olan maaş
kaybından dolayı emekli olamamaktadırlar.Bu günlerde kamuoyunda sıkça
tartışılan 3600 Ek gösterge tüm ceza infaz kurumu çalışanlarını kapsayacak
biçimde genişletilmelidir.
4-Yıpranma:
Cezaevi çalışanlarına yönelik,
uygulanan yıpranma, personelin göreve başladığı tarihten itibaren başlamalıdır.Kısacası
yıpranma; TSK ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeline uygulandığı şekilde
olmalı.
5-Emniyet hizmetleri
sınıfı:
Ceza İnfaz Kurumları çalışanları
olan infaz koruma memurlarının GİH sınıfından alınarak Emniyet Hizmetleri
Sınıfına aktarılması, adı üstünde infaz ve
Koruma memurlarının hakkı ve en önemli isteğidir. Büro personeli gibi GİH
sınıfında bulunmaları büyük haksızlıktır ve değişiklik genel bir
beklentimizdir. Asker ve polis ile yaklaşık eşdeğer bir görev yürüttüğümüz
açıktır.Fiziki görünümümüz, suçlularla iç içe oluşumuz aynı şartları
taşımaktadır. İnzibati bir görev yapmakta olup, suçluların güvenlik ve
gözetimi, barınmaları, beslenmeleri ve topluma yeniden kazandırılmaları üzerine
kuruludur. Emekli oluncaya kadar hükümlülere hizmet vermekteyiz. Bu sebeple
görev ve görev tanımımıza uygun olan Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil edilmesi
ile birlikte özlük haklarımızın da birlikte yeniden ele alınarak düzeltilmesi
gerekmektedir.
6--Fazla çalışma ücreti:
Ceza İnfaz Kurumlarında
vardiyalarda görev yapan başta infaz koruma memurları normal devlet
memurlarının haftada yapması gereken kırk (40) saatin çok üstünde, yılda doksan
(90) günü bulan fazla çalışma yapmaktadır. Ancak kimi kurumlarda fazla mesai
karşılığı en çok on (10) izin kullanabilmekte, on günden fazlası kullandırılmamaktadır.Gerekçeolarak personel yetersizliği gösterilmektedir.Bu durumda
sosyal devletin gereği çalışma karşılığı verilmesi gereken karşılık verilmemekte, izin verilemediği gibi karşılığında Ücret de verilmemektedir. Cezaevlerinde hükümlü sayısı aşırı arttığından çok yoğun ve yorucu bir çalışma yapılmakta karşılığı olan izin verilmemekte, ücret ödenmemekte bu sebeple çalışanda olumsuz ve sahipsizlik duygusu yaratmaktadır. Çünkü fazla çalışma belli bir ay veya dönemi değil, bütün yılları kapsayarak devam etmektedir. Personel yetersizliği nedeniyle kullandırılamayan (verilmeyen) fazla mesai İzni yerine gerektiğinde ücret de ödenebilmesi.
7-Emeklilik halinde
silah taşıma ruhsatı:
Ceza İnfaz Kurumlarında görev
yapan başta infaz koruma memurları kurumlarda görevi gereği toplumda dışlanmış,
suç örgütü, çete, kapkaççı, tecavüzcü, katil, terörist vb eylemler sebebiyle
tutuklanan toplumun çekindiği, korktuğu kişilerle birlikte olup onların
güvenliğini barınmasını, iaşesini sağlamaktadır.
Bu sebeple cezaevlerinde görev
yapıp emekli olan personeller sokakta sivil vatandaş olarak yaşamaya devam
etmekteler, terörist, suç örgüt mensupları vb. kişilerle aynı alanda, sokakta
birlikte yaşamaktadır. Görev sırasında bizlere verilen silah taşıma hakkı,
emekli olunduğunda iptal edilmektedir. Sık sık cezaevi personellerine silahlı
vb. saldırılar yapıldığını görmekte, duymaktayız.Emeklikte iptal edilen silah
taşıma ruhsatlarının, emeklilikte de devam ettirilmesi, görev sırasında ve emeklilikte
silah taşıma hakkının verilmesi.
8-X-Ray ve Merkez Kontrol görevlileri: Bu bölümde çalışan infaz
koruma memurlarına radyosyon'na maruz kalmaları sebebiyle Şua izni verilmesi.
9-Yan ödeme katsayılarının yükseltilmesi: Bu
gün ceza infaz kurumu çalışanlarında meydana gelen, Bel fıtığı (Ayakta
durmaktan kaynaklı), Romatizma,D ve B vitamini eksiklikleri mesleki hastalık
haline gelmiştir.Sabah saat 07.00 da kuruma giren görevli akşam 19.00 a kadar
kurumda güneş almayan Maltalarda görev yapmaktadırlar.
10-Bütün bunların yanında; Son zamanlarda
Ceza İnfaz kurumlarında barındırılması gereken hükümlü tutuklu sayısının
kapasitenin çok çok üzerinde olması,iş yükü ve iş stresini artırmakta,az personelle çok iş yapılmaktadır.
Ceza infaz kurumu çalışanları
netice olarak sorunlarına duyarlı yaklaşımı ve
bunları çözüme kavuşturmak için yoğun bir çaba içerisinde olmamızı işin
ehemmiyeti ve acili yetine binaen bir an evvel fiiliyata geçirilmesini
beklemektedirler..Elbette'ki çözüme yönelik nihayi neticenin Siyasal iktidarın
tasarrufunda olması sebebiyle cezaevi çalışanlarının sesimiz olur musunuz
sesimizi, yetkililere duyurur musunuz gibi taleplerine kayıtsız kalmayarak
cezaevi çalışanlarının feryadına aracılık etme görevini üstlendim.Saygılarımla
24/08/2022
22/08/2022
CİPDER ailesi olarak büyük gayret gösterdiğimiz "promosyon anlaşması" sürecinde Sayın Adalet Bakanımız Bekir BOZDAĞ başta olmak üzere, tüm sivil toplum kuruluşlarına ve fedakar ceza infaz kurumu personeline emek ve özverileri için teşekkür ederiz.Bundan sonraki mücadelemiz personellerimizin beklentisi doğrultusunda aynı azim ve kararlılıkla gündemdeki diğer çalışma başlıklarında devam edecektir.