18/03/2014
Geri dönmeyi hiç düşünmediler.
-ÇANAKKALE GEÇİLMEZ !
ANKARA MERKEZ KAPALI CEZAEVİ
Ulucanlar Cezaevi, 81 yıllık faaliyet süresi içinde İskilipli Atıf Hoca, Deniz Gezmiş, Necdet Adalı, Hüseyin İnan ve Mustafa Pehlivanoğlu'nun da bulunduğu 19 kişinin idam edilmesiyle, işkencelerle hafızalardaki yerini aldı. Altındağ Belediyesi, çoğu kişinin hatırlamak dahi istemediği bu mekanı, aslına uygun olarak dizayn ederek “hoparlörlerinden çığlık seslerinin” duyulduğu, koğuşlarda balmumundan
18/03/2014
Geri dönmeyi hiç düşünmediler.
-ÇANAKKALE GEÇİLMEZ !
DİKKAT !
- Üniversiteyi kazanan kardeşlerimiz bu başlık altında birbirleriyle tanışıp, şehir, üniversite ve konaklama gibi konularda birbirlerine fikir danışabilirler.
SERDENGEÇTİ İÇİN DENENLER
İki Milli(2)nin dışında, bütün millilerin yanında olduğunu söyleyen Serdengeçti: “Hey Yarabbim... Nedir bu İsmetler’den çektiğim. Biri yıllarca beni zindanlarda inletti, öbürü de hayatım boyu dır dır dinletti... (Hanımı asil bir Anadolu kadınıdır)
Namazda secdeleri çok severdi. Çok defa hıçkırarak doğrulurdu. Bir gün şöyle dedi:
- Müslümanlar bu kadar zulüm görmeseydi, bu kadar ezilmeseydi, belki de ben hiç mücadele hayatına atılmazdım.
Ölüm haberini duyunca:
- Öldü demek... Hapishanelerden, zindanlardan kormayan; kravat gibi ölümü de takmayan dik başlı, dik karakterli, dik sözlü Osman Ağabey öldü ha?.. Necip Fazıl’ın dediği gibi:
“Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya,
Bu soğuk taşlar alsa alnımdaki ateşi...
Dalsa sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse kaldırımların kara sevdalı eşi...”
Serdengeçti Mecmuası
Toplam 32 sayı çıkarabilen mecmuanın herbir sayısı binlerce basılıp dağıtılmak suretiyle toplumda ciddi tesir bırakmaktaydı. Şunu ifade etmek sanırım mübalağa olmaz: Hemen hemen bütün sayılarındaki yazılarından dolayı defalarca mahkemeye çıkmıştır. Henüz ilk sayısında dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel için:
- Evet ağzının sağ yanıyla Kur’an okuyan, sol yanıyla kızıl ıslıklar çalan bakan sensin, demiştir.
Avukatlığını yapan ve aynı zamanda dava arkadaşı olan Süleyman Arif Emre:
- Osman, yazdığın yazıları neşredilmeden önce bana göster, zararsız hale getirerek yazalım da başın belaya girmesin. Ne mümkün özellikle benden, nâmahremden kaçınır gibi gizlerdi.
Ben ancak mahkemeden, açılan dava için celpname veya tutuklama müzekkeresi geldikten sonra işe vâkıf olabilirdim. Çar-nâçar cübbeyi omuzlayıp arkadaşımızı savunmaktan başka çare kalmıyordu.
Meşhur Malatya davasından beraat ettikten sonra avukatına:
- Arif, ben şimdi devletten on dört ay alacaklıyım. Bir devlet mensubuna hakaret etsem bundan dolayı verilecek cezaya, bu yattığım mahsub edilir mi? diyerek tekrar içeri gireceğinin sinyalini vermekte. Çünkü o, hapishaneyi “evim” diye tanımlıyor.
Korkuyu korkutan, ölümü öldüren Serdengeçti, davasıyla ilgili, uzun bir ara geçtikten sonra çıkardığı mecmuasında şöyle ifade ediyor:
Davasının kendi dilinden tanımı
“Çünkü davamız, Allah davası, millet davası, vatan davasıdır. Bu mukaddes dava karşısında biz, nefsimizi sildik, kendimizi bildik.
1940 yılından beri kötü niyetlere, şer kuvvetlere karşı amansız bir mücadele açmış bulunuyoruz. Yıllardır bin bir facia ile dolu mücadele hayatımızda, türlü mahkumiyet ve mahrumiyetlere uğradık. Üniversitelerden mi kovulmadık? Kollarımıza kelepçeler, şehirlerden şehirlere mi sürülmedik? Hangi birinden bahsedelim.
Bütün bunlara rağmen sinmedik, yılmadık, ölmedik... Çünkü O’na inanıyoruz. O’na güveniyoruz. Hiç ölmeyene, hiç solmayana, eşi nâzir olmayana gönül verdik. Mücadeleye, er meydanına yalın kılıç atılanların, Serdengeçtiler kafilesine yeni katılanların pervasızlığı, imanı, heyecanı, zindeliği var içimizde... Kim ne derse desin, önümüze hangi engel çıkarsa çıksın, bu ateş sönmeyecek, bu dava ölmeyecek. Serdengeçti yolundan dönmeyecek.”
17/07/2013
Sempatik ve cesurdu
66 yıllık hayatının büyük bir kısmı, akıl almaz mücadelelerle geçen, hapishaneleri mekan tutan, bildiğini söylemekten çekinmeyen dava insanının asıl adı Osman Yüksel’dir. Merhum Akseki Müftüsü Salim Yüksel’in oğludur. Eski Diyanet İşleri Başkanlarından merhum Ahmet Hamdi Akseki’nin yeğenidir.
Bir topluluk içerisinde derhal kendisini belli eden, dikkatleri üzerine çeken bir kişiliği vardı. Yasak, kural, baskı tanımayan bir karakter taşıyordu. Başkalarının tesirlerine kapılmaz, kendisi çevreye tesir ederdi. Serapa espiri dolu bir konuşma ve yazı üslubu vardı. Sempatik, cesur ve ataktı. Şahsiyetinin temel esaslarını içerisinde yetiştiği İslamî iklimden almış; dinî, tarihî, edebî eserleri okuyarak kültürünü zenginleştirmişti. Aynı zamanda şairdi.
17/07/2013
Osman Yüksel Serdengeçti
Osman Yüksel Serdengeçti, ilkokulu Akseki’de, orta ve liseyi Antalya’da bitirdikten sonra 1940 yılında Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Fakülte son sınıfta iken karıştığı olaydan dolayı okuldan atıldı. Yapılan tahkikat neticesinde beraat etmesine rağmen tekrar okula alınmaz. Bundan dolayı dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’e hitaben yazdığı “Yüksek Vekaletin Alçak Vekiline” adlı dilekçesinden dolayı mahkemece tutuklandı.
Tek sayı çıkarabildiği “Bağrıyanık” adlı mizah gazetesi yasak yayın sayıldı.
1965 yılında Adalet Partisi’nden bir dönem maceralı bir şekilde Antalya milletvekilliği de yapan Serdengeçti, akrabası da sayılan İsmet Hanım’la evlenir ve bu evlilikten bir erkek çocukları dünyaya gelir. Lakin o da iki yaşında vefat ettikten sonra bir daha da çocukları olmadı.
Yakalandığı parkinson hastalığından kurtulamayarak, 10 Kasım 1983’te Ankara’da Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Serdengeçti, Osmanlı askeri sisteminde; Akıncılar içinde düşman ordusu içine girmek ve muhasara altındaki kalelere dalmak için gönüllü yazılanlar hakkında kullanılan bir tabirdir. Bunlar ellerinde kılıçları tehlikeli işlere daldıkları için "yalınkılıç” ya da "dalkılıç" olarak da anılır. Düşman ordusunda kilit noktalara hücum ederek savaştıkları için dönmelerinden ziyade şehadetleri muhakkak olduğu için Serdengeçti ismi almışlardır.
2 Gün boyunca Osman Yüksel Serdengeçtiyi anlatacağız..
Sayfamızda bu hafta Nazım Hikmet Necip Fazıl ve Osman Yüksel SERDENGEÇTİ'nin hayatları ve hükümleri anlatılacaktır.
Bizi 16-17 saat aç bırakıp 5 dakikada karnımızı doyuran Allah'a şükürler olsun.
Hayırlı Sahurlar
Sayfada Ulucanlarda kalan ünlülerle ilgili bir çalışmamız vardır. En kısa sürede tamamlayıp sizlere sunacağız.
Umuda bin kurşun sıksa da ölüm unutma umuda kurşun işlemez gülüm. N.Hikmet