02/11/2026
Gölge ve Su, Yaşanabilirliğin Omurgasıdır 🌳💧
Çınar gölgeli meydanlar, çeşmelerle hayat bulan sokaklar, yaya öncelikli çarşılar…
Osmanlı'dan Cumhuriyet'in planlı kentleşme anlayışına uzanan süreçte, şehirler yalnızca yapılardan değil; insanların bir araya geldiği, suya eriştiği ve gölgede soluklandığı yaşam alanlarından oluştu.
Bugün bu birikim, iklim değişikliğine uyum sağlayan şehirlerin tasarımında yeniden karşılık buluyor.
Erişilebilir kaldırımlar, yağmur suyu yönetimi, yeşil alanlar ve gölgeleme çözümleri; kentlerde yaşam kalitesini artırırken iklim dirençliliğini ve emisyon azaltımını da destekliyor.
Çünkü yaşanabilir bir şehir, doğayla uyum içinde şekillenir. 🌿
---
Shade and Water Are the Pillars of Liveability 🌳💧
Squares shaded by plane trees, streets brought to life by fountains, pedestrian-priority bazaars…
From the Ottoman era to the Republic's approach to planned urbanisation, cities have been more than collections of buildings. They have been places where people gather, access water and find shelter in the shade.
Today, this legacy finds renewed relevance in designing cities that adapt to climate change.
Accessible pavements, rainwater management, green spaces and shading solutions improve urban liveability while supporting climate resilience and emission reduction.
Because a liveable city is one that develops in harmony with nature. 🌿
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
European Union in Türkiye
T.C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı