Yürekbalı

Directions Contact the organization

Yürekbalı Kültür, Sanat, Edebiyat Sitesi ...

Cumhuriyet, Can Yücel'in demesiyle Rengâhenk bir ülkenin gökkuşağı sevincidir. Mavidir, kırmızıdır, turuncudur, yeşildir...
28/10/2026

Cumhuriyet, Can Yücel'in demesiyle Rengâhenk bir ülkenin gökkuşağı sevincidir. Mavidir, kırmızıdır, turuncudur, yeşildir, mordur, sarıdır, eflatundur, beyazdır...

Cumhuriyet, Suat Derviş, Sevim Burak, Leyla Erbil, Adalet Ağaoğlu, Tomris Uyar, Füruzan, Sevgi Soysal, Tezer Özlü, Pınar Kür, Sevinç Çokum, Ayşe Kulin, İnci Aral, Ayla Kutlu, Erendiz Atasü, Buket Uzuner, Latife Tekin ve daha pek çok kadın yazarın varlığından onur duymaktır.

Nâzım Hikmet, Orhan Veli, Melih Cevdet Anday, Ahmed Arif, Rıfat Ilgaz, İlhan Berk, Cahit Külebi, Yahya Kemal, Ahmet Hâşim, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Can Yücel, Gülten Akın, Behçet Necatigil, Özdemir Asaf, Sennur Sezer, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever, Ülkü Tamer, Ceyhun Atuf Kansu, Hasan Hüseyin Korkmazgil, küçük İskender, Sabahattin Ali, Ahmet Hamdi Tanpınar, Sait Faik, Yaşar Kemal, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Aziz Nesin, Fakir Baykurt, Oğuz Atay gibi yazar ve şairleri Türkçe okumanın sevincidir Cumhuriyet.

62 yıllık ömrünün 22,5 yılını hapishanelerde geçirmesine karşın "Memleketimi seviyorum, hapisanelerinde yattım" diyen Nâzım Hikmet gibi bir şairimiz olmasının sevincidir Cumhuriyet.

Daha 1940'larda irticaya dikkat çeken ve "Tehlikenin farkında mısınız?" diye uyaran Orhan Veli gibi Garip bir şairimiz olmasının uzun sevincidir Cumhuriyet.

Türkmen ulusu Yunus Emre'nin izinde ve Türkçesinin güzelliğinde şiir yazmaya özenmektir Cumhuriyet.

Cumhuriyet, Cumhuriyet'in yanlışlarını, eksiklerini özgürce tartışma sevincidir. Eleştiridir, özeleştiridir, "Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak/ nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa" diyebilmektir.

Cumhuriyet, Nâzım Hikmet'in "Davet"idir.

"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim..."

Yaşasın Cumhuriyet!

Güzel defterler almalıyımkalan zamanlar için;ne çok şey var kaydedilecekkarşı komşu üç gündür yaz temizliğinde,yan bahçe...
06/08/2026

Güzel defterler almalıyım
kalan zamanlar için;
ne çok şey var kaydedilecek
karşı komşu üç gündür yaz temizliğinde,
yan bahçede
domatesleri suluyor bahçıvan;
bir esrar esrimesinin görüntüleri,
apartmanlar arasında son düşler.

Sabah oturup izliyorum balkonda:
altıda başlıyor paçavraların seferi;
yükseliyor çöp kutularının dibinden
zafer ve ölüm trampetleri.
Atıklarda buluşuyor
Troya’nın da Nurhak’ın da izleri;
böyle okuyup yazmak da mümkün tarihi.

Gazalî’yi eleştirirken Nâzım
“görmüyor üstad kirazın geldiğini
ölüme ibadeti bundandır” demişti.
Ne tuhaf! Komşumuz Güler hanım
yaşıyordu geçen kiraz mevsiminde.
Ne çok ıvır zıvır biriktirirdi
arka balkonunda. Bir yaşam arşivi
düzenliyordu belki de.

Sahi, ne oldu acaba
Abdülhak Şinasi’nin tesbih koleksiyonu?

-Ahmet Oktay, Kiraz Mevsimi
(Gözüm Seğirdi Vakitten)

"söyle yavrum: şairi mi daha çok seviyorsun, yazarı mı - küçük İskender"Yazar ‘bizi bize anlatır’; şair ise ‘beni bana a...
06/08/2026

"söyle yavrum: şairi mi daha çok seviyorsun, yazarı mı - küçük İskender"

Yazar ‘bizi bize anlatır’; şair ise ‘beni bana anlatır’.

Yazar bir kahraman yaratır. Onun peşinden gider, suç ortağı olur, yaşadıklarına tanıklık ederiz. Ortalıklarda görünmeyen yazarın düşüncelerini belki anlarız, ancak ruhuna dokunma ihtimalimiz onun iznine bağlıdır. Şair öyle mi; önce ruhunu hisseder, çok lazımsa düşünceleriyle yüzleşiriz. Mesela anne şairdir, baba ise yazar.

Yazar yalan ticaretiyle ilgilenir mecburen; başka hayatları röntgenler ve âdeta dedikodu mekanizmasını çalıştırarak olan biteni olup bitecek gibi kurgular; anlatım yeteneğini de işe katarak metni oluşturur. Şairin böyle bir fırsatçılığı yoktur işte; olan bitenin, olup biteceğin içindedir çünkü.

Düşüncesi kıt, ruhsal seviyesi aşağılarda bir yazar yetenekliyse yine de müthiş bir eser yaratabilir; şair için bu neredeyse imkânsızdır. Hem düşüncesi ileri, hem ruhsal seviyesi yüksek hem de yetenekli olmak zorundadır. Bunlarla cebelleşirken iyi şiir de yazamayabilir.

Okur, yazarların kitaplarını, şairlerinse hayatlarını merak eder. Nedeni de budur.

-küçük İskender, söyle yavrum: şairi mi daha çok seviyorsun, yazarı mı
(“Her Şey” Ayrı Yazılır)

beyoğlu’nda gezerimgözlerimi süzmedenşarapları içerimhiç doktora sormadanbeyoğlu’nda şarâbihoşgeldin ferhan ağbiyüreğim ...
06/08/2026

beyoğlu’nda gezerim
gözlerimi süzmeden
şarapları içerim
hiç doktora sormadan
beyoğlu’nda şarâbi
hoşgeldin ferhan ağbi
yüreğim pek harabi
boşver be ferhan ağbi
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hassiktir be sezai
beyoğlu’nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şarapları içerim
hiç elimde olmadan
tramvay bomboş geçti
istiklâl caddesinden
boş masada hayalin
kimseye görünmeden
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hassiktir be sezai
balo sokağa sızarım
hiç kimseyi üzmeden
bir intihar biçimi
hiç de faça vermeden
beyoğlu’nda şarâbi
eyvalllah ferhan ağbi
belki yarın gelemem
borç kalmasın sezai
beyoğlu’nda gezerim
burda geçmiş hayatım
şarapları içerim
şişe aç lan sezai
burda bitsin hayatım

-Ferhan Şensoy, Ferdeste
(Ferdeste)

03/07/2026

Yağmura çok teşekkür ederim
Bu gece yalnızca cesedime yağdı

Bana bir şey olursa diye korktum
Seni birkaç saniye düşünürsem;
Düşünürken üşürsem diye korktum
Oturup siyah portakallar yedim
Oturup korkunç kitaplar okudum
İçimde bir sıkıntı gibi cinayet
İçimde bir sığıntı gibi telaş
İçimde felaket gibi bir merak
Hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm
Şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm
Daha da düşersem diye korktum
Seni birkaç saniye düşünürsem;
Ay kıvrılırsa diye
Kan kıvranırsa diye
Can sıçrarsa diye ölürken bir yerlere,
Daha da ölürsem diye korktum
Seni birkaç saniye düşünürsem;
Sessem, sersem bir heceysem eğer
Seni bir kelime edersem diye korktum
Seni kötü bir cümlede kullanırsam
Adını söylerken takılırsam, yanlış telaffuz edersem
Böyle bir günah işlersem
Tanrı affeder diye korktum

Yağmura çok teşekkür ederim
Bu gece yalnızca bu şiire yağdı

Sağol aşkım
Sağol kırık kolum, kesik bileğim, kırık yüzüm,
Kesik geleceğim, kırık sonsuzluğum

her şeye rağmen
yağmura bulanmış, güzel bir yazdı

- küçük İskender, bir daha bana benzeme angel
(ağır abiler orkestrası / bir daha bana benzeme angel!)

Antalya Şiir Dostları

18/06/2026

Yatar Bursa Kalesinde - Nâzım Hikmet

Sevdalınız komünisttir,
on yıldan beri hapistir,
yatar Bursa kalesinde.

Hapis ammâ, zincirini kırmış yatar,
en âlâ bir mertebeye ermiş yatar,
yatar Bursa kalesinde.

Memleket toprağındadır kökü,
Bedreddin gibi taşır yükü,
yatar Bursa kalesinde.

Yüreği delinip batmadan,
şarkısı tükenip bitmeden,
cennetini kaybetmeden,
yatar Bursa kalesinde.

-Nâzım Hikmet, Yatar Bursa Kalesinde
(Yatar Bursa Kalesinde)
-Müzik: Grup Ekin (A.I. Cover)
-Video Düzenleme: Deniz Carmen

3 Haziran...20. yüzyılın en büyük şairlerinden “Nâzım Hikmet”in bu dünyaya veda edişinin yıl dönümü.Nâzım Hikmet bir oku...
03/06/2026

3 Haziran...
20. yüzyılın en büyük şairlerinden “Nâzım Hikmet”in bu dünyaya veda edişinin yıl dönümü.

Nâzım Hikmet bir okuldur. Bir şiir okuludur. Okumasını bilenler için.

Bizler ki Nâzım Hikmet’in şiirlerinde memleketi tanıdık. Bolu’nun Abant gölünde yüzen alabalıklarını, Çukurova’nın pamuğunu, Erzurum’un yaylasını, Ankara ovasının keçilerini, Giresun’un yağlı ağır fındığını, Amasya’nın mis gibi kokan elmasını, Gülhane parkındaki ceviz ağacını, âşık olduğu İstanbul’u...

Bizler ki Nâzım Hikmet’in şiirlerinde insanları tanıdık. Şeyh Bedrettin’i, Pir Sultan’ı, Kerem’i, Aslı’yı, Bayburtlu Zihni’yi, Orhan Kemal’i, Laz İsmail’i, kamyon şoförü Ahmet’i, ırgat Süleyman’ı, köylü Hatçe kadını, mahpustaki Peder’i, ceviz ağacından düşüp topal olan Yusuf’u, fotoğraflarda büyüyen Memet’ini, fedakâr kadın Piraye’yi, Münevver’i, Vera’yı, ressam Celile hanımı...

Bizler ki Nâzım Hikmet’in şiirlerinde, inci dişli şarkıcı Robson’u, büyük şair Pablo Neruda’yı, onuruyla ölen gencecik Tanya’yı, Polonya’yı, Berlin’i, Çekoslovakya’yı, Varna’yı, Dünya’yı tanıdık.

Bizler ki Nâzım Hikmet’in şiirlerinde, memleketimizin hapishanelerini tanıdık.

Ve bizler ki Nâzım Hikmet’in şiirlerinde, yaşamış olmak için yaşamayı değil, anlamlı, onurlu yaşanılması gerektiğini ve bunun için mücadele edilmesini öğrendik.

Nâzım Hikmet büyük insanlığın şairidir. Bir Türkiye şarkısıdır Nâzım.

Anısına alkışlarla...
***
Nâzım Hikmet Ran
(15 Ocak 1902, Selanik - 3 Haziran 1963, Moskova)
***
Fotoğraf Düzenleme, Renklendirme: Enver Gezmiş

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.Gün hepimize umut ola!
19/05/2026

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Gün hepimize umut ola!

"İnsanlar her yerde böyle. Yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek.Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı ...
11/05/2026

"İnsanlar her yerde böyle. Yaldızlı karyolalarda çift yatanlar bile tek.

Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor."

-Sait Faik Abasıyanık, Alemdağ'da Var Bir Yılan

Address

Antalya

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Yürekbalı posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Organization

Send a message to Yürekbalı:

Shortcuts

Share

Category

Nearby government services