26/03/2022
Anılardan bir resim daha Remzi Öğretmenimiz
İle öğrencisi
Adres: Kooperatifler, Bahar sok. No:17, 21100 Yenişehir / Diyarbakır
Telefon:(0412) 224 7412
26/03/2022
Anılardan bir resim daha Remzi Öğretmenimiz
İle öğrencisi
26/03/2022
Aleyna Gül Taş
2017 1. Sınıf ...
Habib Öğretmeni ile hatırası ...
24/03/2022
"Örtmenim" dedi,
“size bir şey diyecem.
Bugün defterlere bakacaksınız ya…
Kaplamamızı söylemiştiniz.
Ben ancak üçünü kaplayabildim.
Elime para geçince kap kağıdı alıp öbürlerini de kaplayacağım…" Öylece kalakaldım.
Sekiz yaşında bir kız çocuğu…
"Elime para geçince…"
Onun yaşında bir öğrencinin göstereceği mazeretler belliydi: Unuttum,
babam kap almadı,
yarın kaplayacağım vs…
Emine'nin cümlesi kendi sorumluluğunu bizzat kendisinin taşıdığını gösteriyordu.
Ailesi köyde yaşadığı için,
dedesiyle kalıyor,
her işini kendisi görüyordu.
Defterlerinden yalnızca
Emine sorumluydu.
Ve biliyordum ki dediğini yapacak, kimseden bir şey beklemeksizin eline geçen ilk parayla
hani janjanlı çikolatalar varya işte onların asla yanından hayalleri bile geçmeden
Eline geçen ilk para ile defter kabı alıp,
defterlerini kaplayacaktı.
:( :( :(
İşte öyle birşey,,
26/05/2017
Arslan yürek Çalışkan Öğrencilerimiz
15/03/2017
Çok işim var çok 💗
Planlı yaşa 😀
12/03/2017
SINAVA GİRECEK BÜTÜN KARDEŞLERİMİZE RABBİMIZ BAŞARILAR İHSAN EYLESİN ALLAHUMME AMİN
26/02/2017
“Evlat Bir daha sana kimsenin,
bir şey yapamayacağını söylemesine izin verme,
Benim bile!...
Keşfedilmemiş bir icadın veya
Bir hayalin varsa,
peşini bırakmamalısın,
Onu icad et ,
Ve icadını
Yani
onu korumalısın.
İnsanlar kendilerinin yapamadıkları şeyleri senin de yapamayacağını söyler.
Bir şeyi istiyorsan peşini bırakma.
Git ve al.
O kadar.“
The Pursuit of Happyness -
Umudunu Kaybetme,
Film adı "korku" tavsiyem çocuklarınıza muhakkak bu kısa filmi izlettiriniz..
Cesaretimizi İmam Hüseyinden ve misyonundan Alalım
19/12/2016
Küçük bir mutluluğu üretip kocaman eden Bir Nesilin çocuklarıydık.
Küçük Şeylerle mutlu olmayı öğrettiler bize.
Ne her gördüğümüzü isterdik,
ne de her istediğimiz olurdu.
Ama öyle bunalımlara girip çıkmazdık.
Ertesi gün unuturduk.
Bir giydiğini bir daha giymemek,
önüne konan yemeği beğenmemek ne haddimize.
Bunları sorgulayacak kadar zengin değildik.
Hani bir kıyafetin miras gibi büyükten
küçük kardeşe kaldığı o günlerden bahsediyorum.
Sökülenin atılmayıp dikildiği,
yıprananların yamalarla saklandığı günler.
İşte bu yüzden her anne iyi bir terzi
ve her baba da yenilerini alamadığı için biraz buruk olurdu.
Ama modayı yine de yakından takip ederdik biz.
Mesela; ipten kemerlerimiz, çoraplardan eldivenlerimiz vardı.
Her bahar papatya toplamak ve çimlerde yuvarlanmak gibi
sıradan eğlenceler de edinmiştik kendimize.
Üstelik pantolonumuzda beliren çimen lekesi için
annemizden yiyeceğimiz azara bile hiç aldırış etmeden.
Ama yine de iyi çocuklardık biz.
Ağlayan küçüğümüzü susturmasını da,
pazardan gelen büyüklerimizin yüklerini taşımasını da,
beraber gülüp, beraber ağlamasını da iyi bilirdik.
İstediğimiz bir şeyin olması için sabretmeyi de
o yokluk günlerinde öğrendik.
İşte bu yüzden ekmek ve emek bizin için nimettendir.
Kaybetmemek için sıkı sarılırız, ekmeğimize de sevdiklerimize de.
08/07/2016
ÖĞRENCİ FOTOĞRAFLARINI MESAJ İLE BİZE ATINIZ
YAYINLAYALIM ...