Eğitim-Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi

Eğitim-Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi

Share

Eğitim Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi duyuru ve haberleşme sayfasıdır.

Photos from Eğitim-Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi's post 14/05/2026

İÜ İşyeri Temsilciliğimiz 8. Geleneksel işyeri pikniğini gerçekleştirdi. 🌸☘️✌🏿
Acısıyla tatlısıyla bir dönemi daha geride bırakırken; yan yana, bir arada olmak, paylaşmak, dayanışmayı büyütmek çok güzeldi. Emeği geçen, katılarak soframıza, muhabbetimize, dayanışmamıza katkı sunan herkesin emeğine sağlık. İyi ki varsınız.
Eğitim Sen varsa umut var! 🌿
Gelen, gelemese de gönlü bizimle olan, haberi olmayan ya da okulda olmadığı için aramızda olamayan tüm dostlara da sevgilerimizi gönderiyoruz. Hep birlikte olduğumuzda daha güçlüyüz, daha güzeliz 💜

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz
Yaşasın Eğitim Sen
Yaşasın Kesk

11/05/2026

ENGELSİZ BİR HAYAT MÜMKÜN!👇
kesk.org.tr/2026/05/11/eng…
10-16 Mayıs Engelliler Haftası; birkaç temsili etkinlik, birkaç “duyarlılık” mesajı ve sağlamcı dili yeniden üreten göstermelik yaklaşımlarla geçiştirilemez. Engellilik; yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin, erişimsizliğin ve ayrımcılığın derinleştirildiği, ekonomik politikaların yansıması olan devasa bir eşitsizlik alanıdır.

İktidara, kamu kurum ve kuruluşlarının, engelli dernekleri, demokratik kitle örgütleri ve yerel yönetimlerle iş birliği içinde, “engellilik ve sağlamcılık” konusunda farkındalık çalışmaları yürütmek zorunda olduğunu hatırlatırız.

Engellerin kaldırılması, erişilebilirliğin sağlanması ve sağlamcı anlayışla mücadele için hak ve eşitliğe yer veren kapsayıcı bir yaklaşım esas alınmalıdır. Engelleri ortadan kaldırmaya dönük planlamalarda toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri de hesaba katılmalıdır.

Engelliler Haftası'nı bir kutlamaya indirgeyen, sağlamcı dili yeniden üreten, engelli bireyleri nesneleştiren her türlü pratik ve söylemden kaçınılmalıdır.

Engelli Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere taraf olunan tüm uluslararası sözleşmelerin gerekleri bir an önce yerine getirilmelidir.

KESK olarak; engelli bireylerin kendi sözünü kurduğu, karar süreçlerinde yer aldığı, ayrıştıran değil kapsayan, görünmez kılan değil eşitleyen bir toplumsal düzenin mümkün olduğunu biliyor, engelsiz bir yaşam için mücadele etmeyi sürdürüyoruz.

KESK YÜRÜTME KURULU

Photos from Eğitim-Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi's post 10/05/2026
'Üniversitelerde liyakat lağvediliyor' 10/05/2026

'Üniversitelerde liyakat lağvediliyor' İstanbul Üniversitesi ve Cerrahpaşa’da yapılan görevde yükselme sınavlarında liyakat ilkesinin mülakatlarla çiğnenmesine Eğitim Sen’den tepki geldi. Yazılı sınav birincilerinin düşük mülakat puanlarıyla elendiğini duyuran sendika, mülakatın liyakati lağveden bir araca dö...

Photos from Eğitim-Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi's post 10/05/2026

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği kapsamında Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumları Personeli Görevde Yükselme Sınavı açmaktadır. Yönetmelik gereği bu sınavlar, yazılı ve sözlü (mülakat) olarak yapılmaktadır.
Bu yönetmeliğin ve sınavın amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, Kamu kurumlarında liyakat ilkesini güçlendirmek amacıyla düzenlenmektedir. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının, liyakat ve kariyer ilkelerinden uzaklaştırıldığına dair ciddi örnekler bulunmaktadır. Mevzuat gereği yazılı ve sözlü olarak iki aşamada yapılan bu sınavlarda, özellikle sözlü (mülakat) aşamasının nesnellikten ve somut delillerden uzak bir şekilde kullanıldığı yönünde kamuoyunda yaygın kanaat oluşmuştur.
Yazılı sınavda yüksek başarı gösteren adayların elenmesi, buna karşın yazılıda düşük puan alan adayların sözlü puanlarının yüksek verilerek kadrolara atanması; eşitlik, şeffaflık ve liyakat ilkelerini açıkça zedelemektedir. Liyakatin yerine sadakatin esas alındığı yandaşlığın ödüllendirildiği kabul edilemez bir gerçek içerisindeyiz. Bu durum yalnızca bireysel mağduriyetlere yol açmamakta, aynı zamanda kamu hizmetinin niteliğini de doğrudan olumsuz etkilemektedir.
Şubat 2026 tarihinde İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa üniversitelerinde yapılan görevde yükselme sınavına giren ve yazılı sınavdan yüksek puan alan adayların yaşadığı haksız ve keyfi uygulamada bu durumu gözler önüne seren son örnekler olmuştur.
Şöyle ki;
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da yapılan sözlü sınavın objektif ve şeffaf olması şöyle dursun 2021 yılında yaptığı gibi komisyon “geleneği” bozmadı. Ve 2026 yılında da Vekil Müdür olarak görev yapan 13 kişiyi sözlü sınav marifetiyle asil olarak atadı. Yazılı sınavda 84,84 alanın mülakatta 65 değerlendirme dışı bırakıldığı, yazılı sınavda 76,76 alan adaya mülakatta 95 puan verilerek atandığı, yazılı sınavda 62,62 alan adaya mülakatta 96 verilerek atandığı hatta yedek listenin bile ince bir puanlamaya tabi tutularak çalışıldığı açıkça kendini ele vermektedir.
İstanbul Üniversitesinde ise yıllardır yazılı sınavda en yüksek puanı alan adayların sözlü sınavda da atandığı bir uygulama vardı. Her ne hikmetse bu yıl bu hakkaniyet ve adalet ilkesini yerle yeksan eden bir durumla karşılaştık. Yazılı sınavdan 92 alarak sınavın 1. olan adayın yerine 84 puan alan adaya ise mülakatta 95,60 puan vererek birinci sıraya yükseltti, yazılı sınavda 90 puan alarak 2. olan aday yerine ise yazılı puanı 82 olan adaya mülakatta 95,20 vererek ikinci sıraya yükseltti. Yıllardır yazılı puan başarısını ve liyakati esas alarak atama yapan İstanbul Üniversitesi ’de sadakat ve yakınlığı esas almıştır.
Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı üzere sınav komisyonları yazılı sınavda sıralamada üstte yer alan adaylara düşük puanlar vermiş, sıralamada altta kalan adaylara ise yüksek puan verip; sözlü sınava katılan adaylardan puan olarak son sırada yer alan adaylar sonuç listesinde atanmaya hak kazananlar olarak belirlenmiştir. Bu durum yazılı sınavın tüm fonksiyonunu ortadan kaldırmıştır. Kaldı ki, idareler istisnai kadro kullanarak da çalışmak istediği kişileri atamaktadır. Görevde yükselme sınavında hak eden adayların sözlü sınav marifetiyle engellenmesi ve elenmesi yapılan sınavın ve liyakat ilkesinin lav edilmesidir. Bu durum kabul edilemez. Unutulmamalı ki yazılı sınav esastır, yazılı sınavda 15 farklı alanda mevzuat bilgileri sorulurken, sözlü sınavda ise bazıları ucu açık olarak 3-5 soru ancak sorulur. Yazılı sınavı bir göz boyama uygulaması haline getiren, mülakat yokuyla liyakatsizliği normalleştiren bu pratiğe sessiz kalmayacağız.
Anayasanın 10. Maddesi idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar demektedir. Yine Anayasamızın 128. Maddesi kamu hizmetlerinin ehil kişilerce (liyakate dayalı) yürütülmesini güvence altına alan temel maddelerden biridir. Aynı zamanda idari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanabilmesi için denetlenebilir, gerekçeli ve objektif olması gerekmektedir. Sözlü sınav puanları objektif, ölçülebilir ve yazılı başarı ile uyumlu olmalıdır. Yazılı sınavda başarılı olan bir adayın yerine daha düşük puanlı adayların tercih edilmesi objektif değerlendirmenin ihlal edildiğini göstermekte, keyfi ve taraflı bir uygulama izlenimi doğurmaktadır.
Yaşanan tüm bu olumsuz tablo karşısında; başta üniversite kamuoyu olmak üzere liyakat düzeninin dinamitlenmesine seyirci kalmayacağımızı ve hukuk başta olmak üzere her yolla bu ahbap çavuş ilişkilerini teşhir edeceğimizi ve sorumluların peşini bırakmayacağımızı, bunun hesabını soracağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz.

05/05/2026

Sendikal Mücadele Kişisel İkbal ve Bireysel Kazanç Sağlama Alanına Dönüştürülemez!

Kamuoyuna,
Son günlerde ulusal basında, devlette yetkili bir konfederasyonun genel başkanı hakkında ortaya atılan iddialar ve emek örgütleri ile yöneticilerinin mali işleyişlerine dair tartışmaların gündeme taşınması, sendikal hareket açısından son derece düşündürücüdür. Bu tür iddiaların varlığı dahi, sendikal yapıların şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri temelinde yeniden değerlendirilmesi gerekliliğini açıkça ortaya koymaktadır.
Sendikalar ve emek örgütlerinin mali süreçlerinin şeffaf biçimde yürütülmemesi ve kamuoyu ile açık şekilde paylaşılmaması, emekçilerin sendikalara ve daha da önemlisi sendikal mücadeleye olan güvenini zedelemektedir. Oysa biz emek örgütleri, siyasal iktidardan ve bürokrasiden mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamuoyuna açıklık talep ederken, bu ilkelerin en güçlü savunucusu ve uygulayıcısı olmakla da yükümlüyüz. Bu noktada öncülük sorumluluğu doğrudan emekten yana örgütlü sendikalara aittir.
Sendikal mücadelenin güçlenmesi ve daha ileri bir düzeye taşınması gerekirken, sendikaların ve yöneticilerinin mali konular üzerinden kamuoyu önünde tartışılır hale gelmesi, bütünlüklü emek mücadelesini zayıflatan ve geriye iten bir sonuç doğurmaktadır.
Bu nedenle tüm emek örgütleri, mali işleyişlerinde şeffaflık, denetlenebilirlik ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket etmek zorundadır. Aksi bir tutum, hem tarih önünde hem de emekçilerin vicdanında karşılığını bulacaktır.
Emek mücadelesinin güçlenmesi, ancak güven, şeffaflık ve ortak denetim ilkeleriyle mümkündür. Tüm bu iddiaların, özgür basın, emekçiler ve kamuoyu vicdanı nezdinde tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması büyük önem taşımaktadır.
Bizler KESK olarak, kurulduğumuz günden bu yana sendikal mücadelenin bir ayrıcalık ya da kişisel kazanç alanına dönüşmemesi gerektiğini savunuyoruz. Bu doğrultuda, tüm mali işleyişimizin üyelerimizin bilgisi ve denetimi altında yürütülmesi için çaba gösteriyoruz.
KESK’in mali işleyişi; üyelerimizin ve örgütümüzün iradesiyle seçilmiş bağımsız denetleme kurulunun gözetim ve denetimi altında, tüm üyelerimizin erişimine açık ve şeffaf bir biçimde yürütülmektedir.
Bu anlayışın gereği olarak, tüzüğümüzün mali işleyişe ilişkin ilgili maddelerini kamuoyu ile paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.
KESK Tüzüğü Madde 27 – Yürütme Kuruluna Seçilenlerin Güvencesi Konfederasyon Yürütme Kuruluna seçilenlerden mali, sosyal ve özlük hakları işverence ödenmeyenlerin, bu görevleri süresince alacakları mali, sosyal ve özlük hakları, çalıştığı işyerlerinden çalışırken aldığı mali ve sosyal hakları geçemez. Sendikacılık meslek olmadığı için kimseye avantaj ya da dezavantaj sağlamaz.

Saygılarımızla.

02/05/2026
Photos from Eğitim-Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi's post 02/05/2026

1 Mayıs 2026 / Kadıköy
Emek, adalet, barış, özgürlük ve demokrasi için; 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nde, ülkenin dört bir yanında olduğu gibi İstanbul’da da KESK, DİSK, TMMOB ve TBB’nin çağrısıyla Kadıköy Rıhtım’da on binlerce emekçiyle birlikte alanlardaydık.
Emeğin sömürülmesine, güvencesizliğe, yoksulluğa ve baskı politikalarına karşı sözümüzü, taleplerimizi ve irademizi meydanlarda hep birlikte yükselttik.
Yaşasın sınıf dayanışması!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

29/04/2026
Want your business to be the top-listed Government Service in Istanbul?

Click here to claim your Sponsored Listing.

Location

Address


Sıraselviler Caddesi Sim Apt. No:18/2 Beyoğlu
Istanbul
34433